menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dr. Rania el-Abbasi ile kocası ve altı çocuğu

51 0
03.06.2026

Suriye’de son günlerde aydınlatılan bir katliam, sadece bir ailenin değil, bir ülkenin hafızasını sarsacak ağırlıktadır. On üç yıldır akıbetleri bilinmeyen Dr. Rania el-Abbasi’nin altı çocuğunun öldürüldüğü resmen açıklandı. Suriye Kayıplar Ulusal Heyeti’nin ve İçişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü soruşturmalar sonucunda, yıllardır belirsizlik içinde kalan dosyada önemli sonuçlara ulaşıldığı duyuruldu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara da aileyle yaptığı görüntülü görüşmede taziyelerini ileterek dosyanın bütün yönleriyle aydınlatılacağını ve sorumluların yargı önüne çıkarılacağını açıkladı.

Dr. Rania el-Abbasi’nin altı çocuğunun öldürüldüğünün resmen açıklanması, bir yandan Suriye devrimi boyunca yaşanan sayısız trajediden yalnızca birinin gösterilmesi ama bir yandan da bu dosya, Esad rejiminin işlediği insanlık suçlarının mahiyetini ve ulaştığı ahlaki çöküşü bütün çıplaklığıyla ortaya koyan sembolik bir vakadır.

Yapılan açıklamalara göre, soruşturmalar sırasında ele geçirilen deliller ve görüntü kayıtları, çocukların devrik rejime bağlı unsurlar tarafından öldürüldüğünü ortaya koyuyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, “Tedamun Kasabı” olarak tanınan Emced Yusuf’un ve dosyayla bağlantılı bazı kişilerin gözaltına alındığı bildirildi. Suriye toplumunu derinden sarsan bu gelişmeler, yıllardır cevabı beklenen en acı sorulardan birine nihayet açıklık getirmiş oldu.

Savaşlarda insanlar ölür. Çatışmalarda siviller hayatını kaybeder. Tarih boyunca devletler baskı uygulamış, muhaliflerini susturmuş, zulüm işlemiştir. Ancak bazı suçlar vardır ki, onları sıradan siyasi şiddet kategorisi içinde değerlendirmek mümkün değildir. Çünkü o suçlarda hedef yalnızca insan bedeni değil, insanlığın kendisidir.

Rania el-Abbasi dosyası tam da böyle bir dosyadır. Şam›ın tanınmış diş hekimlerinden biri olan Rania el-Abbasi, aynı zamanda Suriye ve Arap dünyasının başarılı satranç şampiyonlarından biriydi. Eşi de doktordu. Toplumun eğitimli, üretken ve saygın bir ailesiydiler. Onları rejimin gözünde suçlu hâline getiren şey ise silahlı mücadeleye katılmaları ya da herhangi bir şiddet eylemi içinde bulunmaları değildi. İddialara göre suçları, devrimin ilk yıllarında Humus’tan gelen mağdur ailelere yardım........

© Yeni Şafak