menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fransa, Yunanistan, İsrail: Proksi ülke hareketliliği Ankara’dan nasıl görünüyor?

26 0
28.04.2026

ABD/İsrail-İran savaşı (ama daha derinde Ukrayna-Rusya savaşı) küresel ve bölgesel kırılmalara yol açtı. Bunların hepsi Türkiye’yi doğrudan ilgilendiriyor. Özellikle Kıbrıs üzerinde negatif bir yoğunlaşma var. İsrail- Rum Kesimi- Yunanistan aksı kurumsallaşırken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron; Ankara’ya karşı Atina’ya “zımni güvence” veriyor. Türkiye, NATO’da varlığını artırırken bazı AB liderleri alternatif “AB NATO’su” kurma çalışması yürütüyor. Bir AB NATO’su mümkün mü? Macron ne yapmaya çalışıyor? İngiltere tam da bu konjonktürde neden Türkiye’ye stratejik ortaklık teklif etti? Olan biteni anlamlandırabilmek için bu soruların yanıtlarını vermemiz gerekiyor.

BATI YAKASINDA YENİ GÜÇ MÜCADELESİ

ABD; NATO’daki görünürlüğünü azaltmaya hazırlanırken, Avrupa’yı kimin “domine” edeceği önem kazanıyor. ABD, Almanya’yı sorumluluk alması için teşvik ediyor. Almanlar, ikinci dünya savaşından bu yana ilk kez askeri strateji belgesi yayımladı. Gelişmiş otomotiv sanayiini savunma altyapısı olarak kullanmak istiyorlar. Asker sayısını 260 bine çıkarmayı, zorunlu askerliği tartışıyorlar. Bu anlamda Almanya’nın, Avrupa’nın liderliği için istekli olduğu söylenebilir (Deniyor ki… “Tarihlerinde Almanlar ilk kez bizden bazı savunma taleplerinde bulunuyorlar. Bu yeni bir şey.”)

Bu Fransa’yı rahatsız ediyor. Macron, Trump’ın Beyaz Saray’da karşısına dizdiği Avrupalı liderlerden biriydi. Bu rahatsız edici görüntü ve Almanya’ya verilen “görev” şu gelişmelerin üstüne geldi: Bir. Fransa Afrika’da stratejik kayıplar yaşadı, bazı ülkelerden çıkarıldı. İki. Minsk Üçlüsü sorumluluğundaki Karabağ’da oyun dışı kaldı. Üç. Suriye ve Lübnan gibi “eski sömürgelerinde” rekabete katılamadı (Şam ve SDG’yi Paris’te bir araya getirmeye çalışmış, Ankara engeline takılmıştı. Lübnan’da da Amerikalılar Fransa’yı devre dışı........

© Yeni Şafak