Atina tehlikeli sularda yüzüyor
Geçtiğimiz hafta yaşanan iki gelişme Türk kamuoyunda rahatsızlık yarattı. Bir. Yunanistan Genelkurmay Başkanı Houpis ”Türkiye bizim için hala tehdit, beş dakika içinde müdahale etmeye hazırız” dedi. İki. Atina,
Mavi Vatan doktrininin
ortaya çıkmasına neden olan
Sevilla Haritası’na
benzer bir
Deniz Mekansal Planlama (DMP)
haritasını AB’ye sundu.
Bunlar işin köpüğüdür. Asıl mesele başkadır.
İsrail-Rum Kesimi-Yunanistan aksı
arka planda gerilimi artıracak yeni adımlar atıyor. Bu adımlar
adalara İsrail bataryaları yerleştirmekten
, Kıbrıs’ta terör örgütü kurmaya uzanan bir yelpazede seyrediyor. Detaylarını anlatacağım ama önce şu DMP meselesine açıklık getirelim.
DUYURUDAN ÖNCE ANKARA’YA BİLGİ VERDİLER
UNESCO, 2004’te, denizlerde çevre kirliliğinin artması üzerine, ülkelerin denizleri nasıl kullanacağına ilişkin planlama yapmasını ve bunu deklare etmesini istedi. Bunun üzerine AB, 2014 yılında tüm üyelere bu deklarasyonu zorunlu kıldı.
Yunanistan, Türkiye ile gerilim yaşamamak için uzun bir süre plan açıklamadı.
AB Komisyonu, Atina hükümetini dava etti ve kazandı.
Atina adım atmak zorunda kalınca durumu Ankara’ya izah etti. “Davayı kaybettim, yapmak zorundayım” dedi.
Yunanistan’ın AB’ye resmi DMP haritasını sunduğu gün Ankara’nın da kendi taslağını açıklaması
bu yüzden şaşırtıcı değil.
Uluslararası hukuka göre, Atina, Ankara ile anlaşmadan,
deniz yetki alanları belirlenmeden, mekansal planlama açıklamanın hiçbir anlamı, hiçbir karşılığı yok
. Atina bu haritadaki maksimalist taleplerle Ankara’ya “Müzakere başladığında pazarlığı bu noktadan açacağım” diyor. Olay bundan ibaret. Bu yüzden köpük diyorum.
Yunan Genelkurmay Başkanı’nın
tuhaf........
© Yeni Şafak
