menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

27 Mayıs ve bitmeyen dram: Tevfik İleri ve bir dönem okuması

42 0
28.05.2026

“Hanım, ben siyasete girmek istiyorum. “

“ Ne olacak siyasete girdiğinde. “

“ Mebus olacağım, millete hizmet edeceğim.“ Tevfik İleri ile eşi Vasfiye Hanım arasında geçen bu diyalog, gündelik tartışma-ların dışında siyasete atfedilen anlamı göstermesi açısından oldukça kıymetli. Politikaya, pragmatik ya da fırsatçı saiklerle dahil olma isteğinin yoğun eleştirilere konu olduğu günümüz dünyasında, siyasetin ne olduğu tartışmasını da yeniden yapmak gerekiyor. Klasik sosyal teorinin kurucu babalarından biri olan Weber’in “Meslek Olarak Siyaset” konuşmasında (sonradan kitap olacak) kategorize ettiği politikacı tipolojileri, siyaset ve siyasetçiyi rasyonel biçimde analiz edebilecek bir çerçeve sunar.

Weber’e göre; siyaseti kısa bir an ve deneyim olarak görenlerle, siyaseti bir hayat tarzı olarak kabul edenler arasında kritik bir fark var. İlkinde siyaset bir araç iken ikincisinde önem atfedilen işleri gerçekleştirmenin bir yolu olarak kabul edilir ve siyaset yüceltilir. Siyasetten geçinmek yerine hayatının merkezine siyaseti koyan Tevfik İleri, Weber’in İdeal Tip’ine uyar. İleri gibi genç ve idealist bir mühendisin siyasetle imtihanı bu açıdan oldukça öğretici. ODTÜ ve KTÜ gibi üniversitelerin yapımındaki rolü, İmam Hatip Okulları’nın açılması ve Yüksek İslam Enstitüsü gibi adımlar, Türkiye’nin maarif davasında İleri’yi önemli bir yere oturtuyor. Abdülhamid döneminde yapılan liselere önemli eklemeler yaparak ülkenin birçok ilinde liseler açan İleri, eğitimin modern ve kitlesel bir boyut kazanmasında da öncü bir rol oynamıştır.

Vekillik ile başlayan ve sonrasında Milli Eğitim de dahil olmak üzere farklı bakanlık tecrübelerine sahip olan İleri, merkezine millet sevgisini koyduğu politika hayatının ilk yıllarında, bir darbe ile siyaset hayatının bitebileceği ve........

© Yeni Şafak