menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şam’dan bakınca…

56 6
12.03.2025

Geçtiğimiz perşembe akşamı (6 Mart) teravih namazını kılmak üzere Şam’ın tarihî merkezine yakın Halbûnî Camii’ne gittim. Yollar, akşamları şehrin genelinde elektrikler kesik olduğundan, kapkaranlıktı. Camiye vardığımda, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu cemaatin içeriyi ve son cemaat mahallini tıka basa doldurduğunu gördüm. Küçücük de olsa, namaz kılacak yer yoktu. Cemaatin çokluğuna sevinerek ama yer bulamadığım için üzülerek, Hicaz Demiryolu istasyon binasının karşısındaki Mevlevî Camii’ne yürüdüm. Bu şirin Osmanlı mabedinde, etrafında meskûn mahal bulunmadığından ancak üç saflık bir cemaat vardı. İlk sekiz rekâttan sonra iki saf boşaldı; çok genç iki ilim talebesinin nöbetleşe imametiyle 20 rekâtı tamamladık.

Camiden çıktığımda, bütün yolların silahlı ve maskeli güvenlik görevlileri tarafından tutulduğunu gördüm. Günlerdir Şam’da hiç şahit olmadığım bir manzaraydı bu. Şehrin dört bir yanından siren sesleri de duyuluyordu. Silahlı gençlere selam verip yanlarından geçtim, Tekke-i Süleymaniye’nin yan sokağındaki otelime döndüm. Sıra dışı manzaranın sebebini, ancak otelde telefonuma mesajlar gelmeye başladığında anladım: Nusayrîlerin yoğunlukta yaşadığı Lazkiye bölgesinde, yeni Suriye yönetimine tabi güvenlik güçlerine saldırılar gerçekleşmişti. Lazkiye ve Humus’ta sokağa çıkma yasağı ilân edilmiş, Suriye’nin kuzey-güney karayolu bağlantısı kesintiye uğramıştı. Hatta Halep bölgesinde olan bazı dostlarımız, planladıkları Şam yolculuklarını da iptal etmek durumunda........

© Yeni Şafak