menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Endülüs’ten esintiler

38 9
28.01.2026

İki yakın dostumla birlikte, geçtiğimiz çarşambadan pazara kadar Endülüs’teydim. Kısa yağmur geçişleri dışında mükemmel bir kış havası eşliğinde, bölgenin dört bir yanını gönlümüzce adımladık. Bundan sonra yolu düşecekler için bir seyahat rotası olmak üzere, bazı notlarımı paylaşmak istiyorum:

Çarşamba sabahı saat 09.00 sularında İstanbul’dan havalanan uçağımız, yaklaşık 4 saatlik bir uçuşun ardından 11.00’i geçerken Malaga Costa del Sol Havaalanı’na indi. Kiralık aracımızı kolayca teslim alıp ilk durağımız Marbella’ya yöneldik.

Malaga gibi Akdeniz kıyısında yer alan Marbella, Arap turistlerin -bilhassa Suudilerin- tercih ettiği bir sayfiye. Hatta Suudi Arabistan kraliyet ailesinin burada yazlık malikâneleri bile var. Marbella’ya uğrama sebebimiz, 1981’de burada ibadete açılan Kral Abdülaziz Camii. Akşama kadar güzergâhımızda başka cami bulamayacağımızdan, öğle ve ikindi namazlarımızı burada cem-i takdîm üzere eda edip yola revan olduk.

Marbella’dan kuzeye, dağlara doğru yönelip Ronda’ya geçtik sonra. 713’ten 1485’e kadar Müslümanların elinde kalan bu olağanüstü güzellikteki kaya şehir, bugünkü haliyle bile büyüleyici. İslâmî dönemde “Hısnu’r-Runde” (Runde Hisarı) olarak anılması boşuna değil. Ronda’da Araplardan kalma, mükemmel biçimde korunmuş hamamı, vaktiyle merkez camii olan kiliseyi ve sokak arasında kendi başına nöbet tutan yalnız bir minareyi ziyaret ettik. Daha evvelki gelişlerimin aksine, Ronda’da bu kez epey Müslüman turist gördüm. Ayrıntıları keşfetmeye başlamamız, bilinç artışına işaret.

........

© Yeni Şafak