menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beyrut’ta sessiz bir ölüm

64 0
18.04.2026

Şam, tarih boyunca kozmopolit bir kültür ve ticaret şehriydi. Uzun Osmanlı asırlarında da bu özelliğini korudu, hatta geliştirdi ve belirginleştirdi. İmparatorluğun dağılmaya doğru ilerlediği dönemlerde dahi, Şam ahalisi içindeki seçkin ailelerin ve eşrafın yükselişi sürüyordu. Onlardan biri, 1700’lerin ikinci yarısında Bağdat’tan Şam’a göç eden Kuvvetlilerdi.

Zenginliğinin esas kaynağını ticaret oluşturan Kuvvetli ailesi, Bağdat-Şam ve Şam-Arabistan rotalarında çok güçlü ticaret ağları tesis etmişti. Şam’da yerleştikleri Şâğûr semti de tarihî surların hemen güneyinde, şehrin hatırı sayılır insanlarının yaşadığı bir bölgeydi. Dolayısıyla, elde ettikleri servet, kendilerine aynı zaman siyaset, kültür ve sanat muhitlerinin de kapısını açmıştı. 1860’dan sonra Şam’ın en güzel semtlerinden Ğûta’da çiftlikler kuran Kuvvetli ailesinin fertleri, Sultan II. Abdülhamid’in devr-i saltanatında Şam bürokrasisi içinde önemli makamlara gelmeye başladılar. Ahmed Kuvvetli ziraat bankasının yönetimini üstlenirken, Murad Kuvvetli şehir konseyi başkanlığına, Hasan Kuvvetli de Şam Ticaret ve Ziraat Odası reisliğine atandı. Ailenin 21 Ekim 1891 günü dünyaya gelen oğlu Şükrî Kuvvetli ise, Suriye yakın tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olacaktı:

Ailesinin imkânlarının yardımıyla seçkin bir temel eğitim alan Şükrî Kuvvetli, 1908’de yüksek öğrenim için İstanbul’a gönderildi. Beş yıl boyunca kaldığı şehirde Türkçeyi mükemmel biçimde öğrenen........

© Yeni Şafak