Akıl dönüşümleri
Târih daralıyor. Son yarım asırdır tekmil dünyâda uygulanan,
adına neoliberalizm denilen kaba bir ekonomizmin
iflâs ettiği günleri idrâk ediyoruz. Artık, ekonomik akılcılık olarak güzellenen yüceltilen ve daha mühimi lâyüselleştirilen bir aklın içinde derin bir hesapsızlığın yattığını ; bu “akılla” ahmaklaşmamış ve kendi aklına mukâyet olabilen herkes tarafından kavrandığını görüyoruz. Ekonomik aklın yerini alan tekno aklın ise nelere gebe olduğunu şimdilik kestirmek hayli zor. Onu geliştiren mühendislik çevreler bile çok defâ buluşlarının târihi nereye sürükleyebileceğini bilemiyor.
Evet kabaca dünyâyı üç tür aklın idâre ettiğini söyleyebiliriz. Bunlar sırasıyla
siyâsî, ekonomik ve teknolojik akıllar
olarak özetlenebilir. . Bu üç sâhada yürütülen akıllar esâsen birbirinden farklıdır. Siyâsî akıl bunların arasında en eski ve en baskın olanıdır.
Kadim dünyâ serâpa siyâsîdir
ve ona rakip olabilecek başka bir akıl mevcût değildir. Kadim dünyânın üretim , mübâdele ve tüketim tarzları kendi başına bir akıl vücûda getirecek kadar tekâmül etmiş değildir. Biraz tuhaf kaçacağını biliyorum ama
binlerce senelik kadim târiihin ekonomik bir niteliği olmadığını
düşünenlerdenim. Evet bir terim olarak ekonomi mevcuttur. Bu terimi icât eden Aristotateles onu hane geçimi olarak sınırlandırır. Yâni kadim dünyâ metaekonomik bir niteliğe sâhiptir. Daha iyi anlaşılsın diye bir misâl vereyim. Aztekler veyâ kadim Hindistan’ın bir üretim, mübâdele ve tüketim dünyâsı elbette vardı. Ama bunların , bugün biz modernlerin anladığı mânâda ekonomik bir değeri yoktu.
Bir yapının târiihe istikâmet verecek bir kapasite kazanması için kamusal bir kapsam ve derinlik sağlaması gerekir. Nitekim kadim dünyâda kamusal sâhaların yegâne sâhibi devletler olmuştur. Bir elinde kılıç diğer elinde ise yasaları tutan devletler veri üretim, mübâdele ve tüketim tarzlarını kontrol eden kurumsal bir ağ geliştirirler ve düzen adına bunların herbirine müdâhale ederler.
Kapitalist birikim , son iki , bilemediniz üç asırda, peyderpey bu tabloyu bozdu.
Ekonominin yükselen güçleri, üretim,mübâdele ve tüketim tarzlarını ekonomik hâle getirdi ve ona kamusal bir derinlik........
© Yeni Şafak
