Ölmedik ama yaşıyor da değiliz
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 Şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi (HBA) sonuçları, para politikasının kağıt üzerinde teknik başarısı ile vatandaşın psikolojik temkini arasındaki ince çizgiyi açık biçimde ortaya koyuyor. Merkez’in yayımladığı verilere göre, gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi H,8; dolar kuru artış beklentisi ; konut fiyat artış beklentisi ise 5,4 düzeyinde. Daha çarpıcı olan ise yatırım tercihlerinde ortaya çıkan tablo. Katılımcıların U,5’i öncelikli tercih olarak altını gösteriyor; döviz ise yalnızca %2,4 seviyesinde kalıyor.
KORKU TÜNELİ
Bir dönem Türkiye’de enflasyon denince akla ilk gelen kur sıçramasıydı. Döviz yükselir, fiyatlar arkasından koşardı. Bu refleks yerleşmiş, neredeyse otomatikleşmişti.
Şimdi tablo farklı.
Enflasyon beklentisi H,8 iken dolar artış beklentisi . Bu veri, vatandaşın artık ani bir kur şoku öngörmediğini gösteriyor. Sıkı para politikası kur cephesinde belirgin ancak her an harekete geçme potansiyeli olan yüzeysel bir güven üretmiş durumda. TCMB kur tarafındaki yangını söndürmüş olabilir; fakat vatandaş hâlâ dumanı kokluyor.
Ancak aynı vatandaş, fiyatların önümüzdeki yıl yaklaşık P artacağını düşünüyor. Yani evet kur paniği azalmış; fakat fiyat artışı neredeyse olağan kabul edilmiş. Bu durum, para politikasının kur eşiğini görünürde geçtiğini; fakat zihinsel enflasyon rejimini henüz kıramadığını gösteriyor. H,8’lik enflasyon beklenti ise yüksek enflasyonun artık istisnai bir durum değil hayatın bir gerçeği olarak kabul edildiğini gösteriyor. Bu durumu sürekli bir beklenti sorunu olarak dile getirsek de davranışsal olarak bir hafıza sorununu temsil ediyor.
Dolayısıyla mesele artık sadece para politikasının faiz ayarı değil; fiyat oluşum sürecinin bütünsel yönetimidir. Türkiye’de fiyat artışlarıyla mücadele........
