menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Behlül nerede? Behlül’e ne oldu?

178 0
11.10.2026

Behlül nerede? Behlül’e ne oldu?

Aslında sorunun aslı malumdur ki Cüneyd’e sorulmuştur. “Cüneyd nerede? Cüneyd’e ne oldu?” diye sormuştur şair ve cevabını da kendisi vermiştir: “Bana sana olan ona da oldu. Kendi cübbesi altında Cüneyd yok oldu.”

Cüneyd’in “cübbemin altında Allah’tan gayrısı yok” derken ne kastettiğini anlamak zor değildi elbet. Cübbesinin altında bir kalbi vardı ve kalbinde Allah’tan başkasına yer yoktu. Lakin yine de sırrı faş ettiği için kızdılar ona. Öyledir. Sırsa saklarsın. Saklamazsan sır seni yutar.

Neyse. Yol başka yerden gitsin bugün. Çünkü bugün Behlül’ün günü. Öyle istedi canım.

Halife Harun Reşid, Behlül Dânâ’ya “sen şu çarşının pazarın fiyatlarını kontrol et Behlül. Zabıtalık et bir zaman” diye görev vermiş. Kim bilir belki de şair “gel Allah’ın zabıtası, topla bizi” derken biliyordu bu hikayeyi.

Behlül inmiş çarşıya. “Etin şu cinsini şu kadara, hurmanın bu cinsini bu kadara, ekmeğin şu cinsini şu kadar kuruşa” diye kesmiş raconu, nizamnameyi beyan edip gitmiş.

Bir vakit sonra çarşıya gelip yatmış pusuya. Bir adamcık bir kasaptan çıkınca varmış yanına. Sormuş “hangi cinsten aldın........

© Yeni Şafak