Türkiye Avrupa için kendini feda eder mi! Bütün ülkeler vesayetçi yapıları tasfiye edecek. TÜSİAD ölümcül bir hata yaptı!
Tam da bugünlerde;
Türkiye-ABD
ilişkilerinin,
Çin-ABD
ilişkilerinin,
Rusya-ABD
ilişkilerinin geleceğini
sorgulama, doğru tespitler i
çin çaba harcama zamanı. Uzunca bir süredir küresel ölçekte
“geleneksel yapı ve kurumlar”
ciddi oranda aşınıyor.
İşlevini kaybediyor
du. Ama Trump’ın gelişiyle bu “
aşınma ve yıkım
” deprem etkisi göstermeye başladı.
Özellikle
ABD-Avrupa ilişkilerinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez
bu denli
yıkıcı bir hal
alması, Avrupa için
karanlık bir dönem
başlatır mı sorusu anlamlı hale geldi.
Beş yüz yıldır
, geleneksel
sömürgeci
ülkeler için
tarihin sonu
gelmiş olabilir mi?
Avrupa’yı defalarca
tehditlerden
kurtaran
ABD’nin yokluğu, özellikle Kıta Avrupa’sı için bundan sonra ne anlama gelecek?
İşte bu soruların cevabı tam da bu zamanda bulunmalı.
YENİDEN AVRUPA İÇ SAVAŞI ÇIKAR MI?
KÜRESEL ÜST YAPILAR TASFİYE EDİLİYOR…
Her ne kadar Avrupa’yı, Rusya karşısında
yalnızlığa
mahkum etme gibi okusak da, daha önemli bir soru var:
Bu süreç yeni bir Avrupa iç savaşına kapı açar mı?
Çünkü
iki dünya savaşı da önce Avrupa iç savaşı olarak başladı.
Daha sonra dünya savaşına dönüştü. Bir kez daha böyle bir dönemin başlangıcında mıyız? Bu da can alıcı bir sorudur.
Trump’ın,
hem ABD’nin iç siyasi düzenini hem geleneksel dünya sistemini tersyüz eden
, ezberleri bozan çıkışları, dünyanın tamamında bir tür
“yeniden pozisyon alma”
telaşı başlattı.
İçeride on binlerce insanı işten çıkarırken,
“sistemi revize etme”
adına
ABD’nin dünya genelinde etkin kuruluşlarını bir bir tasfiye ederken
dışarıda
küresel üst kurumları da aynı şekilde yok ediyor,
devletler ve milletler ailesi için kısıtlayıcı, kural getirici bütün yapıları ortadan kaldırıyor.
BOŞLUĞU KİMLER DOLDURACAK?
UKRAYNA NASIL PAYLAŞILACAK?
Biz bunları
“ABD’nin bölgeselleşmesi”
olarak görüyoruz. Çünkü ABD
bütün küresel üst yapılardan çekiliyor.
NATO’yu yalnız bırakması bile tartışılıyor. Ancak ABD’nin bölgeselleşmesinin getireceği
boşluğun
nasıl bir dünya şekillendireceğini henüz bilmiyoruz.
Çin’in, Rusya’nın, Türkiye’nin, Almanya’nın, Hindistan’ın
bu boşluğu nasıl dolduracağını, “
bölgesel süper güç”
hesaplarının nasıl sonuçlanacağını tam olarak öngöremiyoruz.
Türkiye’nin güneyinde
Suriye savaşı
bitti. Kuzeyindeki
Ukrayna savaşı da bitebilir.
Zira Trump ve Putin, Avrupa’yı dışarıda tutacak şekilde
Suudi Arabistan’da
bunu müzakere edecek. Yani aslında
iki ülke Ukrayna’yı paylaşacak.
Rusya işgal ettiği bölgelerin sahibi olacak. ABD Ukrayna’dan
alacaklarını bu ülkenin kaynaklarına el koyarak
tahsil edecek.
MÜNİH GÜVENLİK ZİRVESİ’NDE KAVGA:
ALMANYA VE FRANSA TUZAĞA DÜŞTÜ.
Peki
Avrupa’nın Rusya korkusu
ne olacak? Ukrayna’yı Rusya’ya karşı
yem
olarak cepheye süren, Polonya ve Doğu Avrupa ülkelerini de aynı şekilde cepheye sürmeye hazırlanan Avrupa, böyle bir savaşın üstesinden gelebilecek mi? Bu savaşı
finanse
edebilecek mi? ABD-Rusya anlaşırsa böyle bir imkanları olacak mı?
Sanmıyorum.
Münih Güvenlik Zirves
i’nde
ABD ve Alman temsilcilerin atışmasına bakılırsa, iş Ukrayna savaşından çok daha derinlere
gidiyor. Hele ABD Avrupa’daki güçlerini çekerse,........
© Yeni Şafak
