menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gözlerle zihinler arasındaki uçurum

48 1
05.01.2026

Herhangi birimize “Bugün ne yaptın?” diye sorulsa, cevap yüksek ihtimalle o gün içinde yapılan işlerin sıralanmasından ibaret olacaktır. İşyerinde üç beş evrak düzenledim, faturaları ödedim, çeşmenin eskiyen contasını değiştirdim, marketten alışveriş yaptım, camları sildim, pilavın yanına kuru fasulye pişirdim, raporlarımı yazdım, kimya notlarına çalıştım, köpeğimi gezdirdim ve bunun gibi başka rutin işler… Bu işlerin getirdiği yorgunluk ve bıkkınlığı saymazsak içinde duyguların, tefekkür, tasavvur ve tahayyülün olmadığı bir dünya…

Sadece bedenen yaşayan bir canlıymış gibi görüyoruz çoğumuz kendimizi. Günlerin içini sadece işle güçle, yapılması ve yetişilmesi gereken işler üzerinden algılıyor ve tarif ediyoruz. Mesela bu soruya filanca konuyu düşündüm, kahvemi içerken hayallere daldım, ayırdına varmadan geçtiğim ne çok şey olduğunu farkettim, uzun uzun ufku seyrettim gibi cevaplar veren neredeyse yok denecek kadar azdır. Neden? Çünkü bunları yapan yok denecek kadar az artık!

İnsanın iç dünyasının dış dünyasından çok daha büyük, hatta sonsuz olduğunu söylemeye gerek var mı? Peki o sonsuz dünyaya dönük bir bakışımız var mı? Yok ne yazık ki! İşler, güçler, rutinler, bizi tamamen pasifize ederek sadece........

© Yeni Şafak