menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayvan hakları mı hayvan refahı mı?

65 0
10.04.2026

Gün ile dünü buluşturan çok önemli yüksek lisans, doktora tezleri yapılıyor. Ancak kamuoyu bu çalışmalardan pek haberdar olmuyor. İlgimi çeken tezler üzerinden akademi dünyası ile gündelik hayatı bir noktada buluşturmak üzere genç akademis-yenlerle tezlerine dair konuşmanın iyi olacağını düşündüm. İlk tezimiz Neslihan Mervenur Vural’ın fıkıh disiplini altında yapmış olduğu doktora tezi. 

Buyurun:

Klasik bir soru ile başlayalım bu çalışmayı yapmaya nasıl karar verdiniz?  

Tezimin hikayesi biraz uzun ve katmanlı esasında. Yüksek lisansım helal gıda alanındaydı. “Kanatlı Hayvanların Beslenme Şartlarının Fıkhi Açıdan İncelenmesi” başlığını taşıyan çalışmamda endüstriyel kanatlı yetiştiriciliğini İslam hukuku açısından değerlendirdim ve çalışmanın önemli ayağını saha araştırmaları oluşturdu. Bu süreçte meselenin hem teorisinde hem de saha uygulamasında sıklıkla karşılaştığım bir kavram oldu: Hayvan refahı. 

 Hayvan refahı çok ilginç bir kavram… 

Evet. “Hayvan hakları” kavramı sıklıkla kullanılırken “hayvan refahı” kavramı kuramsal olarak çok da ele alınmamış. Bunun kavramın çıkış tarihi ile de ilgisi var elbette.  Araştırmalarım hayvan hakkının ve hayvan refahının söylemsel olarak ne ifade ettiğini kavramaya yönelik oldu. Bu iki kavram esasında modern döneme ait ve Batı merkezli kavramlar. Benim görebildiğim kadarıyla kavramları olduğu gibi alımlama ve kullanma konusunda akademik acelemiz var. Bu noktada şu soru zihnimi meşgul ediyordu: İslam hukuku açısından bir hayvan hakları teorisi kurmak mümkün müdür? 

Çerçeve çizen ilk sorudan sonra arkası geldi o halde… 

Çerçeve çizme meselesi çok kolay olmadı esasında. Boğaziçi Üniversitesinden bir grup öğrenci, bu konularla ilgilendiğim için akademisyen bir arkadaşım aracılığıyla bana ulaştılar. Kendileri hayvan hakları meselesine İslam hukuku açısından bakabilmek için bir okuma listesi istiyorlardı. Ancak mevcut literatürün çoğu, ayet ve hadislerden hareketle bir derleme sunuyor, kavramın “hak” ile ilişkisini teorik olarak ele alan kapsamlı bir çerçeve sunmuyordu. Üzülerek kendilerine böyle bir listenin, en azından benim tavsiyede bulunabileceğim bir listenin olmadığını ilettim. Ardından da bu konu etrafındaki araştırmalarımı tez çalışması olarak ele alma kararımı netleştirdim. Kendileriyle bir daha irtibat kurmadığım bu arkadaşlara sizin aracılığınızla teşekkür etmek isterim. Belki bu satırlara rast gelirler ve onların samimiyetle edindikleri “derd”in hasılasından haberdar olurlar. 

Akademik çalışmalarda “derdimizi sevme” bahsine geldik… 

Aslında benim amacım doktriner anlamda meseleyi ele almak ve İslam hukukunun kendi iç yapısından hareketle bugünkü manada bir hayvan hakları anlayışının kabul edilebilirliğini tartışmaya açmaktı. Nitekim öyle de oldu. Araştırmamın neticesinde kuramsal bir genel resim ortaya çıktı.  Danışman hocam Prof. Dr. Necmettin Kızılkaya’nın bir sorusuyla tezin ikinci perdesi aralandı: “Resmettiğin bu kuramsal yapı gerçekten Müslüman pratiğe ne ölçüde yansımıştı?” Bu soru oldukça anlamlıydı. Zira hukuk ve........

© Yeni Şafak