menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Biz Katılım Sağlamayız! Davete icabet ederiz, toplantıya iştirak ederiz!”

33 0
12.06.2026

Gidenlerin geri geldiğini sanırız bazen. İnsanlar çift yaratılmış sözüne sığınmadan önce bir şaşkınlık anı. Sesini benzetiriz bazen. Bazen yürüyüşünü, endamını. Bazen konuşma üslubunu.

Sacide Hanım bir eda, bir ses olarak çıkıp geldi, Haziran akşamına. Oysa terk-i dünya edeli en az yirmi sene olmuştur.

Sacide Hanım’ı ilk gördüğümde yaşı 70-75 civarıydı muhtemelen. Daima aktif, dinamik, gündemi takip eden, sağ duyulu eski İstanbul Hanımefendilerinden idi. Ataları mübadele ile taşını, toprağını bırakıp gelmiş evladı Fatihan, Balkan idi.

Kafkas göçmenleri ile Balkan göçmenlerini aynı meclis içinde bulmuş iseniz muhakkak “Bizim yemeklerimiz daha iyi”, “Yok, bizim yemeklerimiz daha iyi” münazarasına rast gelmişsinizdir. Taraflar münazarada eşitlenince bakışlarını Manavlar’a çevirir, “Bunlar” derler. “Bunlar” sözü işitilir işitilmez meclis karışır, “kimmiş bunlar, onlar” uğultusu, “bize ayrılan vaktin sonuna geldik” kapanışını gençlerden biri yapana kadar sürerdi. Kapanışı yapan “Herkes büyükhanımını alsın, evine doğru yollansın haydeh” der, ortaya bir kahkaha bombası düşerdi.

Esasında doğma büyüme Maltepeli olduğu halde bir unvan olarak taşıdığı evladı Fatihan tabirini isminin önüne koyar, “Ben bir evladı Fatihan Sacide Hanım olarak” diye söze başlardı.

Torunları “Niye böyle yapıyorsun, evladı Fatihanlık mı kaldı? Tito’nun Yugoslavya’sı bile dağıldı. Sözünü hiç giriş yapmadan doğrudan söylesen olmuyor mu?” deyince bu defa sesini gök gürültüsü frekansına çıkarır “Sözü kimin söylediğini, işitecek kulak evvelinden bilmeli” derdi.

Bu kadar bahsettiğime aldanmayın, esasında rahmetli komşumuzun kapısı önünde ayak üstü birkaç kez sohbetimiz, bir iki defa da aynı mecliste bulunmuşluğum var.

Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nda yürürken bir ses çarptı kulağıma. Ah, evladı Fatihan Sacide Hanım değil mi bu? dedim. Kime? Kendime. Gözün gördüğünü kulağın duyması gerekiyor........

© Yeni Şafak