menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Umut hakkı ve millî gurur

53 16
06.02.2026

Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Versay Antlaşması mağlup Almanya için çok ağır hükümler içeriyordu. Almanlar, ödemeleri mümkün olmayan tazminatlara mahkûm edilmişti. Alman ordusu etkisizleştirilmiş, sınırlar daraltılmıştı. Almanların “millî gururu” tahrip edilmişti. Hitler, işte bu tahribatın giderilmesi, Alman milli gururunun onarılması vaadiyle hızla yükselmiş, 1939’da Polonya’yı işgal ettiğinde hemen tüm Alman halkı arkasında durmuştu.

“Millî gurur” kavramını son günlerde Kürtler bağlamında yeniden işitir olduk.

Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG hemen tek kurşun atmadan Ayn el Arab ve Haseke-Kamışlı bölgelerine çekildi; ardından da varılan mutabakat uyarınca Suriye İç Güvenlik Kuvvetleri bu şehirlere girdi. PKK/YPG’nin devlet, devletçik, federasyon, özerklik ve hatta “bir tık altı” oluşum hayali tamamen suya düştü. ABD ve İsrail PKK/YPG’yi yüzüstü bıraktı. Silah bıraktığını ve kendisini feshettiğini açıklayan PKK, Kuzey Irak’a sıkışıp kaldı ve orada da istikbali parlak görünmüyor. Dahası, Irak’ın kuzeyinde Barzani yönetimindeki Kürt Bölgesel Yönetimi bile tartışılır hale geldi. Dimyat’a pirince gidilirken evdeki bulgurdan olma ihtimalleri ortaya çıktı.

PKK’nın Kürtlerin temsilcisi olmadığını biliyoruz. Ancak Suriye meselesinde çarpıcı bir tabloyla da karşılaştık: İslâmcısı, dindarı, muhafazakârı, sağcısı, solcusu, hemen tüm Kürtler; arkasında PKK’nın, İsrail’in, ABD’nin olduğuna aldırış etmeden, Suriye’de bir Kürt oluşumuna destek verdiler. Bu gerçekleşmeyince, sadece PKK sempatizanları değil, kabul edelim........

© Yeni Şafak