menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devrimi korumak

45 16
10.03.2025

8 Aralık sabahı Suriyeli devrimcilerin Şam’a girişlerini sevinç gözyaşları içinde anbean izledik. Sevincimizin ve duygulanıp gözyaşı dökmemizin çok sebebi vardı: Mazlumların sabrı ve kıyamı zaferle sonuçlanıyordu. Onlarca yıldır Suriye’yi baskıyla yöneten, son 13 yıldır da halkını katleden diktatör ülkeden kaçmıştı. Zafer, çoğunluğun zaferiydi. Şam’a tekbirlerle girenler samimi mü’minlerdi. Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere dağılmış mazlum mülteciler için vatanlarının kapıları açılıyordu. İsrail sınırlarına nihayet, tiyatro oynamayan, gerçek savaşçılar geliyordu. Türkiye’nin tezleri doğrulanıyor, çabaları olumlu sonuç veriyordu. Suriye’de haklı, meşru, tarihî bir devrim, kalbi olanı, vicdanı olanı, imanı olanı derinden sarsacak ve heyecanlandıracak bir devrim gerçekleşiyordu. Tüm dünyada zafer muştularına hasret gönüllere umut serpiliyordu.

Suriye Devrimi’ne çok sevindik. Ancak, tarihteki çok sayıda örneğinden de biliyoruz ki, bir devrimi yapmaktan daha zor olan, o devrimi korumaktır. Nice devrim kısa sürede karşı devrimle yıkılmıştır. Nice devrim, kısa sürede yolundan şaşmış, sapmış, hedefinden uzaklaşmıştır. Nice devrim, zafer sarhoşluğu içinde elden kayıp gitmiştir.

Suriye Devrimi’nin lideri Ahmet El Şara sıradan biri değil. İyi eğitim almış, yıllarını cephelerde geçirmiş. Teorisi sağlam,........

© Yeni Şafak