menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12-

7 0
17.09.2026

Bir milletin varoluş mücadelesini anlatan bu yolculukta, Mondros'un ağır şartlarından başlayarak Anadolu'nun işgalini, milletin ayağa kalkışını, cephelerde verilen mücadeleyi, Sakarya'yı, Büyük Taarruz'u, Dumlupınar'ı ve İzmir'in kurtuluşunu hatırladık.

Ardından askerî zaferin Mudanya ve Lozan'la siyasî ve hukukî bir zemine taşınmasına şahit olduk.

Bütün bu gelişmeler bize aynı gerçeği gösteriyor:

Büyük zaferler, bir anda ortaya çıkmaz.

Bir zaferin arkasında yılların emeği, sabrı, fedakârlığı ve kararlılığı vardır.

30 Ağustos'u anlamak da yalnızca o gün Dumlupınar'da yaşananları bilmekle mümkün değildir.

O günün arkasında cephede canını ortaya koyan Mehmetçik vardı.

Cephe gerisinde evladını vatan için uğurlayan anne vardı.

Kağnısıyla cephane taşıyan Anadolu kadını vardı.

Elindeki son imkânını orduyla paylaşan millet vardı.

Ve bütün bunların üzerinde, bağımsız yaşama iradesini kaybetmeyen büyük bir milletin inancı vardı.

Bu büyük mücadelede milletin iradesini doğru bir hedefe yönlendiren güçlü bir liderlik de vardı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele'nin en zor günlerinde sorumluluk üstlenmiş, milletin bağımsızlık iradesini örgütleyerek askerî ve siyasî mücadeleyi aynı hedef doğrultusunda yürütmüştür.

Başkomutan olarak Büyük Taarruz'un hazırlık ve sevk idaresinde üstlendiği sorumluluk, 30 Ağustos Zaferi'nin anlaşılması bakımından........

© Yeni Mesaj