ABDden İrana maksimum baskı politikası tutar mı?
USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve üç savaş gemisini Basra Körfezi'ne gönderen ABD, İran'ı sürekli olarak tehdit etmeye devam ediyor.
Buradaki maksadı, sadece mevcut İran yönetimi ile kendince makul bir anlaşma yapmak mı, yoksa İran yönetimi neye evet derse desin bu rejimi tamamen değiştirmek mi, bunu zaman gösterecek.
Sanki bu seferki tehditleri daha çok rejimi değiştirmeye odaklı gibi.
O zaman şu soru akla geliyor: İran'da esnafın ekonomik sorunlar sebebiyle kepenk kapatmasıyla başlayan ve ardından provokasyonlarla beraber İran'ın tüm kentlerini saran kanlı olaylar acaba bu hedefin bir gerekçesi için mi organize edildi?
Bu tür gerekçe üretme senaryolarını daha önce de gördük. Örneğin, ABD, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu kaçırdı, gerekçesi uyuşturucu ticaretiydi. Halbuki ABD'nin asıl derdinin bu olmadığını tüm dünya biliyordu. Örneğin, ABD Irak'ın işgaline sebep olarak Saddam'ın kitle imha silahları olduğu gerekçesini ileri sürmüştü. Sonra kendileri de itiraf ettiler ki, böyle bir kitle imha silahı yoktu. "Pardon" dediler ama milyonlarca masum insanı kadın-çocuk demeden katlettiler.
Evet, İran halkının ekonomik sorunları var, yönetimin ekonomik çözüm konusunda bir çaresizliği var ama hiçbir İran vatandaşı, ABD'nin Irak'a, Suriye'ye, Libya'ya müdahale ettiği gibi İran'a müdahale etmesini istemez.
Üstelik İran'daki ekonomik sorunların temel nedeni de, ABD ve diğer Batılı ülkelerin bu ülkeye yönelik acımasız ekonomik yaptırımları ve ambargoları.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından tehditlerinin dozajını artırmaya başladı. Basra Körfezi'ne konuşlandırılan uçak........
