İran nasıl zafere ulaştı?
93 milyondan fazla nüfusun yarısı Fars yarıya yakını Türk olmak üzere Kürt (% 7), Arap ve Beluç gibi farklı etnik grubun bir arada yaşadığı bir ülke İran.
Bu etnik kimliklerin % 90'nı Şii Müslüman, % 8-9'u Sünni Müslümanlardan oluşmaktadır. Hristiyanlık, Zerdüştlük ve Yahudilik gibi azınlık inançları da mevcuttur.
Ayrıca Birleşmiş Milletler ve resmi makamların verilerine göre İran'da büyük çoğunluğu Afgan yaklaşık 3,8 milyon ile 4 milyon arasında kayıtlı mülteci ve sığınmacı bulunmaktadır.
İran, kanıtlanmış petrol rezervlerinde dünyada 3. doğalgaz rezervlerinde ise 2. sırada yer almaktadır.
Diğer İslam ülkeleri gibi İran'da yıllarca bu zenginliklerini ve coğrafi konumunu ABD ve İsrail'in tekeline bırakmıştı. Şah rejimi, 79'da devrilince İran otomatikman ABD ve İsrail'in kadim düşmanı haline geldi.
Yarım asra yakındır ambargo ve baskı altında olan İran, Haçlı-Siyonist zihniyetin kendilerini hedef alacağını çok iyi biliyordu.
Bu yüzden kendi topraklarında, kaynaklarında ve inancında emelleri olmayan devletlerle (Çin, Rusya gibi) işbirliği ve ortaklıklar kurdu.
Gün geldi Haçlı-Siyonist zihniyet, İran'a saldırdı. İran halkı etnik kimliğiyle, mezhebiyle hep beraber 'söz konusu vatan ise gerisi teferruattır' mantığıyla devletine sahip çıktı.
Tabi orman çakalsız olmaz. Bizim Milli mücadele yıllarında olduğu gibi emperyalist-Siyonist zihniyet İran'da da, bir kesimi isyana zorladı. İran, bunların hedeflerini kursağında bıraktı.
Askeri olarak
Gördük ki İran, Enfal suresi 60. Ayetin ve nice hadislerin gereğini yapmış ve düşmanın silahı ile silahlanmış.
Diğer taraftan dini, siyasi, askeri........
