Sadakat liyakate galebe çalarsa...
Galatasaray süper ligde son üç sezonun şampiyonu olmasına rağmen camiada bir sıkıntı, bir memnun olamama durumu var. Bunun nedenlerini bu köşede kimi zaman dile getirsem de ben de tam olarak bu konuda net bir sonuca varamadım. Aksayan, hata yapılan konularda uyarıda bulunmak, dikkat çekmek bizlerin-basının görevi olsa da bundan rahatsız olan ve bu eleştirileri dikkate almak yerine eleştirenlerin hedef alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu tarz hem Galatasaray’ın hem de rakiplerinin belki de tek ortak noktası olsa da birilerinin ‘kral çıplak’ demesi gerekiyor. Ben bildiklerimi yazar geçerim, gerisi Galatasaray’ın, Galatasaraylıların bileceği iş…
Oysa ki Galatasaray, son yıllarda gözle görünür şekilde başarılı olmakla birlikte aynı zamanda birçok konuda haklı-haksız ağır eleştirilere maruz kalıyor. Başarının mimarları olarak kamuoyunda adı geçen eski ve yeni yöneticiler, kimi sponsorlar, adı öne çıkan bazı Galatasaraylı kulüp üyeleri, bir nedenle ve kirli medya operasyonlarıyla itibar suikastine kurban ediliyor, bu yolla planlı şekilde Galatasaray düşmanlığı iklimi yaratılmaya çalışılıyor. Rakipler başarısızlıklarının nedenlerini kendilerinde aramak yerine, negatif bağlamda ve kriminal bir Galatasaray algısı yaratma ortak paydasında birleşerek camialarını konsolide etmeyi, uyutmayı tercih ediyorlar. Dış güçler zaten malum ama bunun yanında, Galatasaray yönetiminin iletişim hataları, camialarına yabancılaşmaları, yapıcı eleştiriye kapalı olmaları, sadece topun çizgiyi geçmesine odaklı bir politika izlemeleri, büyüyen bütçe rakamlarının hesabını verme hususunda yeterince şeffaf olmamaları, ‘sevgi iklimini’ tek yanlı olarak algılamaları, yönetici ve profesyonel kadroları seçme kriterinde liyakatten başka konuları ön planda tutmaları da rakiplerin ekmeğine yağ........
