menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026 Münih Güvenlik Konferansı ruhu

41 0
16.02.2026

Münih Güvenlik Konferansı (MGK) bu sene geçen seneden farklı bir atmosfere sahip görünüyor. Oysa stratejik manzara geçtiğimiz yıldan farklı değil. Dolayısıyla insan soruyor, bugünkü atmosferin en azından söylem ve performans düzeyinde farklı olmasının nedeni, Avrupalıların değişim konusunda karar vermiş olmaları mı, yoksa bu her zaman oynayageldikleri “dayanıklılık” oyununun bir başka sahnelenişi mi- ki biliyoruz bu tür oyunlarda alttan alta laf sokulurken doğrudan ABD karşıya alınmaz.

VANCE’İN HATIRASI AKILLARDA AMA SAHNEDE RUBIO VAR

Hatırlanacaktır geçtiğimiz yıl, JD. Vance Münih’e gelmiş ve adeta Avrupalıların suratına tükürmüştü. Avrupalıların gözlerinin dolduğunu, seslerinin titrediğini hatırlıyoruz. Daha sonra bu şoka başka şoklar da eklendi. ABD, bir dizi önemli stratejik doküman açıkladı (Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, Ulusal Savunma Stratejisi vb) ve bu dokümanlarda Avrupa’dan potansiyeli ile zayıflıkları arasında sıkışıp kalmış bir böcek gibi bahsedildi adeta. ABD Başkanı Avrupalıların kendilerinin mihenk taşı olduğunu düşündükleri kurala ve kurumlara dayalı düzeni yıkmak istediğini, güç ve etkili olma merkezli yeni bir uluslararası düzen oluşturmak istediğini saklamıyor. Bu yeni düzende ittifaklar geçici, kimlik ve ideolojiden uzak, saf kazanç odaklı tanımlanacaklarından ABD, Çin ve Rusya ile diyaloğun kapılarını kendi adına açsa da Avrupalılar için sınırlama derdinde. Bu arada Ukrayna Savaşının dönüştürdüğü ortamda Avrupalılar ve Ruslar arasında şimdilik bir diyalog ortamı kalmamış görünüyor. Bu diken üstünde ortam yetmezmiş gibi Avrupa, bizzat ABD’nin güç kullanma tehdidi ile karşı karşıya kaldı.

Hepimizin aklına Grönland ve Trump’ın bu toprağı Danimarka Krallığından öyle veya böyle alma kararlılığı geliyor. Oysa ABD, daha yumuşak güç kullanma tehditlerini Avrupa sağına yönelik desteğinde ve Avrupalı aktörleri gümrük vergileri üzerinden önemli sanayi/ticaret kararları almaya ittiğinde kullanmıştı. Grönland meselesinin daha ciddiye alınmasının temel nedeni, yaşanacak bir krizin doğrudan bir NATO krizi haline dönüşecek olması gerçeği. Avrupa’nın stratejik otonomiye ve Avrupa düzeyi bir caydırıcılığa NATO’dan bağımsız sahip olamadığı günümüzde böyle bir krizin vuku bulması halinde Batı içi en ciddi çözülmelerden birinin yaşanma ihtimali de vardı. Tam bu noktada ABD, çılgınca sürdüğü arabasını kırmızı ışıkta durdurmuş ve yaya geçidinde titreyerek, ABD’nin sürdüğü arabanın farlarının ışığında donup kalmış Avrupalıları ezmekten son anda vazgeçmiş görünüyor.

Münih Güvenlik Konferansı, tam bu noktada gerçekleşti. Hem ABD hem de Avrupalılar, ışığın döneceğini, ABD’nin yoluna çılgınca devam edeceğini biliyorlar. Avrupalılar da karşı kaldırıma geçecekler, Münih’te karşı kaldırımda onları neyin beklediği konuşuldu.

ABD, “KÜRESEL BATI” İLE İLGİLİ BİR ŞEYLER DİYOR

Bu sene MGK’da Rubio, geçen yıl Vance’in yaptığı gibi bir konuşma yapmadı. Yanlış anlaşılmasın ABD, politikalarından, vizyonundan ya da stratejilerinden şüphe duymuyor. Grönland konusunda da stratejik açıdan dayandığı temellerden emin, dolayısıyla Avrupalılardan özür dilemek için bir sebep yok. Ama Rubio, ABD ve Avrupalıların birbirine ait olduğunu söyleyerek, bir zamanların ünlü “küresel........

© Yeni Birlik