menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

46 yıl 1 gün önce bugün: 24 Ocak Kararları

13 0
25.01.2026

Kırk altı yıl bir gün önce bugün 24 Ocak 1980 tarihinde Türkiye ekonomi tarihinin en büyük felaketini yaşandı. Sosyal devletten liberal devlete geçişin resmiyet kazandığı o günün etkilerim bugün bile etkilerini bize hissettiriyor. Belki unutuldu ama unutulmaması gereken bir tarihi olayı hatırlatmak istiyorum size: 24 Ocak Kararları

24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları, Türkiye’nin ekonomik tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu kararlar, Türkiye’nin devletçi–korumacı ekonomik modelden serbest piyasa ekonomisine geçişinin temelini atmıştır. 24 Ocak 1980’de, dönemin Demirel Hükûmeti tarafından açıklanan ve uygulaması büyük ölçüde Turgut Özal tarafından yürütülen kapsamlı bir istikrar ve yapısal dönüşüm programıdır.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

24 Ocak kararlarının alınması tabii ki bir günde gerçekleşmedi. Geçmişte yetmişli yıllarda yaşanan yokluk yılları bu sürecin alt yapısını oluşturdu. Türkiye 1970’lerin sonlarına gelindiğinde:

Dönemin başbakanı Demirel onun ekibinde yer alan daha sonra Türkiye’nin başbakanı ve cumhurbaşkanı olacak Turgut Özal’ın mimarlığında açılan bu ekonomi paketinde amaç ekonomik krizden kurtulmak, enflasyonu düşürmek, yaşanan döviz darboğazını durdurmak ve Türkiye’yi dünya ekonomisine entegre etmekti.

24 OCAK’TA NE OLDU?

24 Ocak 1980 günü açıklanan ekonomik pakette çok ilginç kararlar vardı. Bunlardan bir tanesi değişen döviz ve kur politikasıydı. Türk lirası çok büyük bir oranda devalüe edildi. O güne kadar uygulanan sabit kur politikası uygulamadan kalktı ve döviz kurları piyasa koşullarına bırakıldı. Bu kararlar açıklanır açıklanmaz Türk lirasında müthiş bir devalüasyon oldu ve Türk lirasının değeri yüzde elli oranında düştü.

Bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde o güne kadar görülmemiş bir dev devalüasyondu. Bir dolar 1947 yılında 1,30 TL iken 1980 yılında alınan bu kararlarla 70 TL’ye çıkmıştı.

Bu lanet olası pakette Türkiye’nin IMF ve Dünya Bankası ile ek anlaşmalar yapmasının da önünü açtı ve 2000’lere kadar başımızın belası olan IMF ile flörtümüz daha da büyüdü. O güne kadar devlet kontrolünde olan faizler serbest bırakıldı ve bankacılık sistemi piyasanın canavar ellerine bırakıldı. Böylece finansal liberalleşmenin de en büyük temelleri atıldı. Bu aslında dokuz ay sonra yapılacak 12 Eylül darbesinin de bir hazırlayıcı koşuluydu. Birileri Türkiye’nin sosyal devletten tamamen çıkıp liberal sisteme geçmesini ve Amerikalaşmasının temellerini atıyordu sanki. 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren de darbeden hemen sonra bu ekonomik pakette uyacaklarını açıklayarak önceden planlanan bu oyunu oynamaya devam etti.

20 Ocak kararlarının en korkunç kararlarından biri de devletin........

© Yeni Birlik