Kül ve köz: Bir yıkım coşkusu mu, bir istikbal muştusu mu?
Dışarıdan bakan bir çift göz için İran’dan gelen görüntüler dehşet verici olabilir: Şehirlerine bombalar düşerken, gökyüzü alev topuna dönmüşken sokaklarda dans eden, eğlenen insanlar…
Birçok kişi bu vaziyete bakıp "İnsan kendi vatanının vurulmasına nasıl bu denli heyecan duyar?" diye şaşırıyor. Aslında burada asıl şaşılacak durum; bu duyguyu yaşayanların tek bir grup olmaması ve motivasyonlarının birbirinden gece ile gündüz kadar farklı olması...
İran’daki bu "tepki patlamasını" anlamak için halkı iki temel kategoriye ayırmak şart:
VATANINA SEVDALI REJİMDEN YARALI OLANLAR
Bu kesim, milli değerlerine bağlı, vatanını seven ama mevcut baskıcı yönetim tarafından hayatı karartılmış insanlar.
Ancak burada çok ince bir çizgi var: Özellikle Güney Azerbaycan Türkleri, sokaklarda kontrolsüzce savrulan o kalabalıklardan vakur duruşlarıyla tamamen ayrılırlar.
Neden heyecanlılar? Onların motivasyonu vatanın parçalanması üzerine değil; bilakis yıllardır üzerlerinde bir kâbus gibi çöken, haklarını gasp eden, çocuklarının geleceğini çalan ‘zorba’ bir rejimin sarsılmasınadır.
Onlar vatan haini değil, vatanının içindeki esaretten kurtulmasını bekleyenlerdir. Kendi öz........
