menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Risale-i Nur’u tanıyalım mı?

12 5
07.11.2025

Risale-i Nur nasıl bir tefsirdir

İman bağlarının sarsıldığı, Kur’ân etrafındaki surların yıkıldığı, Kur’ân’ın kendi kendisini savunmaya bırakıldığı, rivayetlere, nakillere ve hattâ sahih senetlere dahi “îtimatsızlığın” had safhaya ulaştığı, insafsız bir inkâr fırtınasının bütün taklidî imanları sarstığı asrımızda, Kur’ân’ın içinden öyle bir tefsir çıkmalıydı ki, hem bütün davasını akla ve mantığa tespit ettirerek Kur’ân’ın çelik bir zırhı olsun.

Hem Kur’ân’ın en sağlam temeli olan “iman-ı bi’lgayb”, yani “gayba iman hakikatini” konu alan ayetleri “tahkikî olarak” tefsir etsin.

Hem insafsız inkâr fırtınasının karşısında sarsıntı geçiren taklidî imanları “tahkikî iman” mertebesine çıkarsın.

Hem de nakillere güvenin sarsıldığı bir zamanda rivayetlerle ve nakillerle meşgul olmasın, fakat her sözü ve her cümlesi sahih rivayetlerle doğrulansın.

İşte Risâle-i Nûr, bu vasıfları kendisinde toplayan bir Kur’ân tefsiridir.

Akıl ve kalp beraberliği sağlandı

Risale-i Nur, nakillerle pek fazla meşgul olmayan, aklı da tek başına hâkim kılmayan, ama her sözünü hem sahih hadislere dayandıran, hem de........

© Yeni Asya