menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

28 Şubat'tan, 15 Temmuz 'a giden yol...

12 0
28.02.2026

O alçaklar hey'etinin, millet ve memlekete yaptığı hıyanet aklıma geldikçe, bîhuş oluyorum. Bizzat içinde yaşayarak geldiğimiz o meş'um hadise ile alâkalı çok şeyler yazdık. Ama bugün biraz fikir âlemime daha değişik şeyler geliyor. O fikirlerimi beyan etmeden evvel, o hâin zamanla alâkalı bir şey söyleyeyim: O günlerde, çalışan kadınların ve talebe kızların başörtüsünden dolayı müsbet karar veren, idârî hâkim Sabri Bey'in yaptıklarını duyan, o zamanın İstanbul 1. Ordu kumandanı olan Çevik Bir, Sabri Beyi arayarak, bu verdiği kararlardan dolayı galiz küfürler ederek, adamın emekli olmasına sebeb olmuştur.

Evet, Osmanlı'yı yıkıp, yerine Türkiye Cumhuriyetini ikâme eden hâkim güç, Osmanlı ile beraber, din ve dine ait ne varsa, ne hatırlatıyorsa, onları da, zir-ü zeber etmenin plânlarını yapıp "Dinsiz nesil yetiştirilecektir!" sloganı muvahacesinde, Kur'ân'dan tutun, ezanına, namazına, haccına, hûlâsa, İslâm’ın beş şartına harb açmışlardı. Onlardan dolayı yapılan inkılabların ve maddelerinin bir kısmı, 1950 millet iktidarı DP ile kaldırılmış, ezanı, Kur'ân'ı ile rahat etmişti.

Ama çok devam etmedi, on sene sonra yapılan hâin 27 Mayıs 1960 ihtilâliyle, o alçak kadro, milleti de, memleketi mahvetmiş ve inkılâbların devamını hedef almışlardı. Geçmişte çok yazdık ya... ilk İhtilâlde, ben 7 yaş içinde bir çocuktum. Demokrat ve Menderes muhibbi olan, anne ve babamın hâllerinden, kötülüğü anlayabiliyordum.

Ondan sonra artık reşid olmuş, Ankara’da bizzat içinde yaşayarak, 12 Mart'ı, 12........

© Yeni Asya