menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Darbelerin panzehiri demokrasi

10 0
25.05.2026

27 Mayıs 1960 kanlı darbesinin yıldönümü, bu sene Kurban Bayramının ilk gününü denk geliyor. Demokrasi tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi “demokrasi bayramı” olurken, 27 Mayıs demokrasi tarihimize “kara bir leke” olarak geçti.

Demokrasi ve millet iradesinin önemini yeniden hatırlamak için bu “kara gün”de neler olduğunu hatırlayalım:

10 sene süren DP iktidarında Türkiye maddî ve manevî anlamda önemli bir kalkınma yaşadı. Ancak ne yazık ki 27 Mayıs Darbesi'yle birlikte ülkede bir darbe geleneği başladı. Bu darbe; 12 Mart 1971 Muhtırası'na, 12 Eylül 1980 Darbesi'ne ve 28 Şubat sürecine zemin hazırladı. Bütün darbe ve muhtıralar, hep “demokrat misyonu” temsil eden partilere karşı gerçekleştirildi. DP’yi kuranlar bu misyonu “demokrasi ve hürriyetler” olarak tanımlarken, onların devamı olan partiler de bu misyonu sürdürmüşlerdir. 

Yaşanan her darbe ve müdahale Türkiye’yi hukuk ve demokrasiden uzaklaştırdı; elde edilen demokratik kazanımlar kaybedildi. Ülke, demokrasi liginde gerilere düştü.

27 Mayıs 1960 demokrasiye vurulan en büyük darbe olarak, TSK’nın Adnan Menderes yönetimindeki Demokrat Parti hükümetini görevden uzaklaştırdığı bir askerî müdahaledir. Silahlı Kuvvetler adına ülke yönetimini Millî Birlik Komitesinin üstlendiği müdahalenin başında Orgeneral Cemal Gürsel bulunuyordu. Komite ilk iş olarak demokrasinin kalbi konumunda olan TBMM’yi ve hükümeti feshetti, her türlü siyasî faaliyeti yasakladı.

Komitenin yayınladığı bildiride yer alan, “Türk ordusu bir kere daha tarihî bir vazife karşısında bulunuyor. Bu vazife; dahilde memleketi buhran ve felâkete sürüklemek isteyen hırslı politikacıların elinden kurtarmaktır” ifadeleri, müdahalenin zihniyetini açıkça ortaya koyuyordu

KUR’ÂN-I KERÎM DAHİ DELİL OLARAK SAYILDI

Yasıada davaları tam anlamıyla bir hukuk faciasıydı.

Mahkeme Başkanı Salim Başol’un, “Sizi........

© Yeni Asya