Demir Risalesi’nin Mütalâası (18) - Celâlî ve cemalî yönden demir
Demirin ve diğer elementlerin yıldızlarda yaratılması celâlî bir tecellî olduğu gibi onun insanlara ve diğer canlılara rızık olarak indirilmesi de cemalî bir tecellidir. Yine Bediüzzaman kâinata bakış açısı verirken şöyle diyor: “Hâlık’ın âsârından cemadata (mesela demirin yıldızlarda yaratılmasına) baktığın zaman azamet ve kudreti kastına hedef yap, başka isimlerin tecelliyatını tebean düşün. Hayvanata bakarken (meselâ demirin rızık olarak indirilmesi) merhamet kasdıyla bak; sair tecelliyata tebeî bir nazarla bak.” 1
Yine bu mesele ile alâkalı olarak ‘İsm-i Celâl, alelekser nevilerde, külliyatta tecellî eder. İsm-i Cemal ise, mevcudatın cüz’iyatına tecellî eder… Ve keza, celâl, vâhidiyetin tecellisinden, cemal dahi ehadiyetin tecellisinden zahir olur. Bazen da cemal, celâlden tecellî eder. Evet, cemalin gözünde celâl ne kadar cemîldir; celâlin gözünde dahi cemal o kadar celîldir.” 2 diyor.
Bir yıldızın süpernova olarak patlaması kâinattaki en müthiş celâlî tecellilerinden biridir ve o celâlden cemal tecelli eder. Astronomlar bir yıldızın süpernova olarak patlamasını o yıldızın ‘ölmesi’ tabir ederler. İşte celâlî tecelli olan o ölümden cemalî bir tecelli olan rızık indirilmiştir. “Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran” 3 her şeyin Yüce Yaratıcısı rahmet hazinesinde ve kâinatın büyük........
