Nura üfleyip duran bir paşa
Üç sene (1966-69) Genelkurmay Başkanlığı da yapmış olan Cemal Tural Paşa, 27 Mayıs Darbesi yapıldığında Diyarbakır’da 7. Kolordu Komutanı idi.
O tarihlerde Risâle-i Nur hizmetinin başını çekenlerden biri olan emekli yüzbaşı Mehmet Kayalar da Diyarbakır’da bulunuyordu.
Tural Paşa, daha askeriyede iken tanıdığı Mehmet Kayalar’a karşı kin ve nefret doluydu. Elindeki devlet ve askeriye imkânını kullanarak, ona ve arkadaşlarına yönelik her türlü baskı ve yıldırma taktiğini uyguluyordu. Aslında Kayalar’ı tahrik edip kanlı bir hadisenin patlamasına zemin hazırlıyordu.
Meselâ, Kayalar Ağabeyin sur dışındaki evine giden yolda nizamiye kurduruyor, askerî devriyeler gezdiriyordu. Bununla da yetinmeyip akla ziyan baskı ve şiddet metodunu uyguluyordu. Hatta, darbeden sonra bölgeden 480 kadar “kanaat önderi” olarak bilinen şahsiyeti toplayıp işkenceli Sivas Kampına gönderdi. Bütün bunları o zamanın şahitlerinden bizzat dinledim ki, az bir kısmı halen hayattadır.
Tural Paşa, 16 Mart 1966’da Genelkurmay Başkanlığına getirildi. Gelir gelmez, Risale-i Nur hareketine ve bu eserleri okuyanlara karşı olan kin ve düşmanlığını kusmaya başladı. O makama getirilişinin üzerinde daha bir ay geçmişti ki, ordu birliklerine bir ön emir ve hemen ardından bir genelge gönderdi.
16 Nisan günkü gazetelerde de yer alan bu emirnâmelerde “Nurculuğun suç teşkil ettiğine dair” ifadeler yer alıyordu. Paşa, hemen ardından “Nurculuk tehlikesinin birliklere anlatılması”nı istedi.
Hızını alamayan Tural Paşa, o günlerde gazetelere verdiği beyanatta “Nurculuğun köküne kibrit suyu dökülecek” ifadesini kullandı. Başta Cumhuriyet olmak üzere, o dönemin din karşıtı gazetelerinde çıkan habere göre, Nur........
