menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

11 yıl sonra yine aynı şevk ve heyecanla

19 0
21.04.2026

21 Nisan 2015 tarihli köşe yazımızda “Kapadokya’da nurlu seyahat” başlığıyla neşredilen ifadeleri tekrar okuyunca, bölgede aynı ruh ve şuurun, aynı şevk ve heyecanın hiç eksilmeden devam ettiğini yakînen müşahade ettik.

Bilvesile, 11 sene evvel bugün çıkan o yazının geniş bir özetini burada takdim etmeye çalışalım.

Erciyes ve Hasan Dağı gibi Anadolu’nun ortasından semâya yükselen iki muazzam sütunun bulunduğu Orta Anadolu’yu gezdik; dağlar gibi istinat kalesi teşkil eden hizmet mahallerinde gayet derece feyizli, bereketli, nurlu, sürûrlu bir hafta geçirdik.

Buranın bir ismi Kapadokya Bölgesi. Bölge şümûlüne giren Kayseri, Kırşehir, Ortaköy, Aksaray ve Nevşehir’deki okuyucularımızı, kadim dostlarımızı ve sâir ehl-i himmet arkadaşlarımızı ziyaret ederek, onlarla ruh ve mânâ atmosferinde kaynaşarak, onlarla unutulmaz hatıralar yaşadık.

Alâkadarlık, iştiyak, duyarlılık fevkalâde yüksekti. Yer yer saatler süren ders, sohbet, seminer, soru-cevap fasıllarında sıkılan, rahatsız olan kimseye rastlamadık. Bilâkis, vakit darlığından, zamanın yetersizliğinden yakınmalar oldu.

O feyizli, saadetli atmosfer içinde fikrimi yokladım, duygularımı kontrol etim, latifelerimi dinledim... Gördüğüm, okuduğum ve hissettiğim mânâların bir hülâsası şudur: Aynen İhlâs Risâlesinde ifade edildiği gibi, bilmânâ “Uhuvvet dairesinde muhabbetle yapılan o ders ve sohbetlerdeki feyiz, bereket ve saadetli atmosferin hâsıl olması, kardeşlerin ihlâs ve sadâkatından geldiğine katiyyen şüphemiz kalmadı.”

Hiç tevazu niyet ve........

© Yeni Asya