menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah mü’minlerin canlarını ve mallarını satın almıştır -1

16 0
21.08.2026

Bu biat esnasında Abdullah bin Revâha: “Yâ Resûlallah! Rabbin ve senin için şartların nelerdir?” diye sordu. Resûl-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm bu soruya şöyle cevap verdi: “Rabbim için şartım, ona ibadet etmeniz ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamanızdır. Kendim için şartım ise; canlarınızı ve mallarınızı nasıl müdafaa ediyorsanız, beni de öyle müdafaa etmenizdir” buyurdu.

Tekrar soruldu: “Böyle yaparsak bize ne vardır?”

Resûlullah: “Cennet  vardır” diye cevap verdi.

Onlar da: “Ne kârlı bir alış-veriş! Bundan ne döneriz, ne de dönülmesini isteriz” dediler.

Bu olay üzerine Tevbe Suresi’nin 111. ayeti nâzil oldu. Cenab-ı Hak bu ayette şöyle buyurmuştur: “Allahu Teâlâ mü’minlerden canlarını ve mallarını onlara verilecek Cennet karşılığında satın almıştır.”

“Nefis ve malın Allah’a satılması” Kur’ân’î bir tabirdir. Canımız, kanımız, malımız ve her şeyimiz Allah’ın bize hediyesi ve emanetidir. Yerler, gökler, dünya ve ahiret onundur. Can ve malın Allah’a satılması demek, bize verilen maddî ve manevî duyguları helâl dairede kullanmak demektir. 

Birinden emanet aldığımız bir eşyayı, sahibinin izin vermediği yerlerde kullanamayız.

İşte Allah’ın da bize emaneten verdiği; akıl, hayal ve beş duyuyu onun izin vermediği haram yerlerde........

© Yeni Asya