Sıkıntıların reçetesi meşveret
İman ve Kur’ân gibi ulvî bir yüce davayı üstlenmişseniz, bu yolda bir hizmete talip olmuşsanız sizi bu kudsî hizmetten alıkoyacak peşinen bazı zorlukları, meşaketleri, bazı manileri engelleri göze almak durumundasınız.
Başta nefsimiz ve şeytanımız olmak üzere dünyevî meşgalelerimiz, meftun olduğumuz makam ve mevkilerimiz, atalet ve meyl-i rahata olan düşkünlüklerimiz, kötü ahbap ve arkadaşlarımız gibi sebeplerin hepsi bizi hizmetlerimizden alıkoyan zararlı manilerdir.
Ferdî olarak yalnız bizi ilgilendiren bu muzır manilerin bir de mensubu olduğumuz camianın hemen hepsini alakadar eden bir yönü var ki işin bu yönünü çok daha ciddi bir şekilde dikkate almamız gerekiyor.
Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz kusur ve hatalar şu veya bu şekilde kudsî hizmetlerimize zarar veriyorsa veya perde oluyorsa, yanlış anlamalara sebep oluyorsa işte asıl tehlikeli olan muzır maniler bu hallerdir ki bu gibi zararlı söz, hal ve davranışlara acilen son verilmesi gerekir.
İşte bu gibi durumlarda meşveret-i şer’iyenin devreye girmesi gerekir. Yani şeriat dairesi çerçevesinde oluşturulan ortamlarda başta zararlı maniler olmak üzere hizmetlerimizi alakadar eden bütün konular müzakere edilerek kararlara bağlanır.
Yüce Allah’ın; ”Ve emruhum şûrâ beynehum/ Onların aralarındaki işleri şura (meşveret) iledir” buyurduğu ve bu çerçevede Hz. Peygamberin de vahyin haricindek işler ile ilgili alınacak kararların tespiti için zaman zaman Sahabe-i Kiram ile istişarelerde bulunduğunu biliyoruz.
Hemen her mevzuda olduğu gibi bu konuda da Yüce Allah’ın emir ve tavsiyelerini ve Hz. Peygamberin uyarı ve tavsiyelerini örnek alan Üstad Bediüzzaman da din-i mübîne olan hizmetlerinde yeri geldikçe........
