menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Olup bitenler Bediüzzaman’ı doğruluyor

30 29
16.02.2026

Engin ferasetiyle, her konuda olduğu gibi siyaset alanındaki düşünceleriyle ve isabetli duruş, tercih ve tavırlarıyla örnek kişiliğe sahip bir şahsiyettir.

Hayatının hemen her safhasında şeytandan kaçar gibi aktif siyasetten şiddetle kaçan Üstad Bediüzzaman, bu belirgin tavrının yanında “taallüm-ü siyaset siyaset değildir” düsturunca siyaset sanatının en ince detaylarına vakıf olan bir dehadır.

Dini siyasete alet ediyorsun diyen müfterilere karşı“Bir tek hakikat-ı imaniyeyi bin siyasete tercih ederim” diyerek haykıran Üstad Bediüzzaman, yapılan iftiraların tam tersine, her zaman siyaseti ve siyasîleri dine dost ve yardımcı olmaları hususunda ikaz etti ve onlara tavsiyelerde bulundu.

Ülkemizin huzur, barış ve refah içinde varlığını devam ettirmesi için parti farkı gözetmeksizin hemen bütün partilere önemli ikaz ve tavsiyelerde bulunarak yönlendirmelerde bulundu Üstad Bediüzzaman.

Bu meyanda Kemalizm adına siyaset alanında boy gösteren malum partinin dinî değerlere ve dindarlara karşı sergiledikleri husumet  ve saldırılara şiddetle karşı çıkan Bediüzzaman, bu menfî gidişatla devam ettikleri takdirde bu milletin kendi iradesiyle bu partiyi kat’iyen başa getirmeyeceğini belirtti.

Bununla beraber bu partinin yüzde beşinin menfî icraatlardan mesul olduğunu; yüzde doksan beşinin mesul olmadığını belirten Üstad Bediüzzaman’ın, Hilmi Uran’a yazdığı bir mektupta da ikaz ve tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz.  

Siyaseti dinsizliğe alet etmeye çalışan partiye karşı bu defa da güya dine hizmet edeceğiz diye siyaset arenasında boy gösteren bazı siyasî kadroları gören Üstad Bediüzzaman, “Bu milletin yüzde altmış yetmişi tam dindar olmadıkça başa gelmeye çalışmayın; şayet başa gelirseniz, dinî değerleri siyasetinize alet etmeye mecbur olursunuz” mealinde ciddi ikazlarda bulundu.

Geçmişten bu güne kadar Üstad’ın bu uyarı ve ikazlarını dikkate almayan dindar kimlikli malum partilerin “dine hizmet edeceğiz” diye dinî değerleri siyasetlerine alet ederek dine ve samimî dindarlara zarar verdiklerine hep şahit olduk.

Aynı şekilde dindar kimlikli siyasî kadrolar Üstad Bediüzzaman’ın; ”Bir elinde nur-u Kur’anı; bir elinde siyaset topuzunu tutanlar dine hizmet edemezler…” ve “Tam dindar olanlar siyasetçi olamazlar; siyasetçi olanlar da tam dindar olamazlar” mealindeki dikkat çekici tespitlerini kulak ardı ettiler. Yine Üstadın; “Bazen lisan-ı siyasette lafız mananın zıddıdır” şeklinde işaret ettiği gibi, bu siyasîlerin çoğu zaman ağızlarından çıkan lafların tersine iş yaptıklarına şahit olanlar hayal kırıklığına uğradılar.

Yine Üstad Bediüzzaman’ın; ”riyaset-i şahsiyenin katiyen aleyhindeyim” şeklindeki ifadelerinden bîhaber olan siyasî iktidarın yıllardan sonra böyle ucube bir sistemi sahiplenerek ülkeyi sevk ve idare etmelerinin neticesinde hemen her alanda sebep oldukları sıkıntı ve tahribatları maalesef yaşayarak görüyoruz.

Olup bitenler Bediüzzaman’ı doğruluyor

Hatalara karşı Üstad’ın tavrı

Yeni Asya’nın mahareti

Cerbeze ile aldatmak vebaldir

“Biz de size karışmayalım”

Hukuksuzluklara itiraz gerekir

Gerçek demokrasiyi sahiplenmek

Dinin sahibi yüce Allah’tır

Kur’ân’ın diz çöktürdüğü dört tabaka

Epstein hâdisesinin tedaileri…

Tavaf ve akla gelenler

Fihrist Risalesi üzerine...

İslâm’a yöneltilen iki temel itiraz

Olup bitenler Bediüzzaman’ı doğruluyor

Ben hürriyete gidiyorum

Rumuzat-ı Semaniye Risalesi - 3

İsmiyle müsemma bir hayat...


© Yeni Asya