menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Trump’ın Tom’u”na da suskunluk…

24 0
24.04.2026

Bilindiği gibi ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Trump’ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack daha önce PYD/YPG’nin Haseke’deki “yerel özerklik konferansı”nda “adem-i merkeziyetçi Suriye” diye “federasyonumsu’-‘federasyon altı model”le bölünüp parçalanmasını önermişti.

Barrack, İsrail’in bölgede “arz-ı mev’ud (vaad edilmiş topraklar”) iddiasıyla “büyük İsrail” ifsadlı “yüzyıl plânı”nı dayatan Trump’ın Siyonist damadı ve Evanjelik danışmanları gibi, geçen asrın başlarında İngiliz - Fransız mamulü “Sykes-Picot”la Ortadoğu’yu emperyal emeller uğruna etnik ve mezhebî iftiraklarla bölüp parçalanmasını yetersiz görmüş; BOP’la Fas’tan Afganistan’a 22 İslâm ülkesinin ikiye-üçe bölünmesiyle en az 50 devlete dilimlenip ufaltılması tefrika fitnesini ateşlemişti.

En son Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Barrack’ın, “demokrasilerin başarısızlığı iddiayla “ya iyicil monarşiler’ ya da ‘meşruti monarşi’ olmalı” diye Ortadoğu ve İslâm ülkelerine “tek adam rejimi”ni önermesi maksadı ifşa ediyor. Demokrasiyi ve hukuk devletini İslâm dünyasına çok görüyor; “tek kişi sizi idare etsin, size demokrasi fazla” diyor.

Belli ki  emperyal işgalci ecnebiler, İslâm ülkelerini ifsad şebekelerinin uydusu haline getirdiği Körfez emirlikleri - sultanlıkları gibi tek kişilik otoriter rejimler”in kıskacında kalmasını istiyor. Tehditlerle, dosyaları önlerine konularak şantajlarla menhus “fitne ve tefrika projeleri”ne âlet edip kullanacakları “krallıkları” telkin peşindeler.

İsrail’in Golan Tepelerini, Şeyh (Hermon) dağını işgalini, başkent Şam’ı kuşatıp Devlet Başkanı Sarayını ve Genelkurmayı bombalamasına tek kelime söylemeyip İran’ı ve Lübnan’ı suçlayan emperyalizmin işbirlikçisi IŞİD’çi Colanî gibi “tek adam yönetimi”ni istiyorlar.

Bundandır ki her fırsatta “genç, yakışıklı, cesur bir savaşçı!” diye övüp Suriye’nin başına getirilmesini  “Ankara’dakilerin zaferi!” sayan Trump gibi, Saray iktidarına övgüler yağdırıyor.

Ve Bediüzzaman’ın ikazıyla “efkâr-ı ammenin (millet irâdesinin)” temsilcisi Meclis ve demokratik yönetim yerine, “ince bir tel gibi rüzgârın her tarafa heva ve hevesin tehyiciyle çevrilmeye müstait olan rey-i vahid-i istibdadı (tek adam otoriter rejmlerini) İslâm ülkelerinin başına musallat etme emelini gizlemiyor. (Münâzarât, 24, 40)

Neden “Ey Barrack!” demiyor? 

Vahim olan, Trump’ın temsilcisinin, Cumhurbaşkanı’nın, bakanların, diplomatların, iktidar partisi yöneticilerinin önünde küstahça İslâm ülkelerine........

© Yeni Asya