Epstein ve Demokrasi
Ancak bugünlerde ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan özel e-posta yazışmaları, onun hayatına ve çevresine dair çok daha fazla ayrıntıyı gün yüzüne çıkarıyor.
Açıkçası, okuduklarımızın ağırlığı altında ezilmemek mümkün değil.
Anlatılanlar iğrenç, çürümüş ve tam anlamıyla şeytanî bir dünyanın tasviri. Kutsal addedilen ne varsa ayaklar altına alındığı, sapkınlığın neredeyse sıradanlaştığı bu zümreler, Bediüzzaman Said Nursî’nin bazı ifadelerinin mecaz değil, kelimenin ilk anlamıyla bir tasvir olduğunu ispat ediyor:
“Sonra Paris’e git ve en büyük localarına gir. Göreceksin ki, akrepler insan libâsı giymişler ve ifritler adam sûretini almışlar.”
Devlet başkanları, krallar, prensler, dünyanın en zengin insanları, küresel ölçekte etkili figürler… Epstein, yazışmalarında sanki görünmez bir dünya imparatoruymuş gibi devletlerin en mahrem meselelerinden bahsediyor. Suikastler, bal tuzakları (kadınlar üzerinden şantaj kurarak bilgi ve kontrol elde etme yöntemleri) ile etki alanları kurmalar, toplum dizayn planları, İsrail’in bölgesel çıkarları…
Söylenecek çok şey var.
Ancak burada özellikle........
