Bahçeli, AB’nin haddini çizdi
Bir önceki yazımızda, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in; “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin.” sözlerini ve bu eksende AB çevrelerinden gelen yankıları ele almıştık. Oradan hareketle, AB’nin, Türkiye’yi ‘nereye koyacağını bilemediğini’ dile getirmiştik.
Leyen ve diğer AB çevrelerinden gelen değerlendirmeler, dünkü MHP TBMM Grup Konuşmasında, Genel Başkan Bilge Lider Dr. Devlet Bahçeli’nin ana gündemini oluşturdu. Ayrıca AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de konuya dair kapsamlı değerlendirmede bulundu.
Dr Bahçeli’nin bu tarz sert ve kuvvetli çıkışlarını, ‘günlük siyasetin tüketim malzemesi’ olarak görmediğimizi, bu sütunun okuyucuları gayet iyi bilir. Tersine, Dr. Bahçeli’nin ezber bozan ifadelerini, ‘Türk Devlet Aklının kamuoyuna dönük beyanları’ mertebesinde gördüğümüz vakıadır.
Dr. Bahçeli’nin dünkü konuşması, bir bakıma Avrupa Birliği’ne karşı Türk Devleti’nin bir ‘had bildirme muhtırası’ niteliğindeydi. Bu muhtıra, belki de son 200 yıldır Avrupa ile olan ‘asimetrik ilişkimizin’ nihayete erdiğinin beyanı gibiydi.
‘İSTER DOLUYA, İSTER BOŞA KOYUN”
Önemli şahsiyetlerin bazı ifadelerini, bu sütuna doğduran aldığımız çok olmuştur. Fakat yazımızın büyük bölümünü, ‘nakil ifadelere’ tahsis ettiğimiz nadirdir. Bu yazımız da o nadirlerden olacak.
MHP Lideri Dr. Bahçeli’nin ‘AB’ye ültimatom’ niteliğindeki kapsamlı konuşmasının vurucu ifadelerini, ‘özetlenebildiğim kadarıyla’ aktarma ihtiyacı duyuyorum. Konuşmanın tamamına (https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/5560/index.html) bağlantısından ulaşılabilir.
Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın........
