menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendi hedefiyle kendini vuranlar

11 0
11.04.2026

İnsanlığı hedefe koyanlar, güç sarhoşluğuyla doludizgin saldırdıkları her şeyle kendi yıkımını inşa ediyor gibi. Çok yaklaştıkları hedef, yaklaştıkça uzaklaşmaya başladı. Kaba kuvvet ve sınırsız zenginlik, hedefi vurmak ya da mutlak hakimiyet için yeterli değilmiş.

İnsanlığın gözle görülemeyen, elle tutulamayan, insan damarı olmayanın idrak edemeyeceği bir koruma kalkanı olmalı; yavaş yavaş açılıyor.

Daha önce de demiştik; bu arada “Bir şey oldu!”

Kim tarafından, ne zaman, nasıl olduğunu saptamak şimdilik zor ama bu kontrolsüz gücün, Epstein Davası’yla el frenini çekti bir el.

Küresel sistemin hakimlerini, yavaşlamaya zorladı.

ÇELMELEYENİ TANIMLAYAMIYORLAR

Siyasi, ekonomik ve toplumsal olarak çökmüş küresel sistem yerine iki ‘yeni dünya’ kurulma ihtimali vardı; biri insanlığın zararına, diğeri hayrına kurulabilecek yeni dünya.

Kötü dünyacılar kazanmak üzereyken bir şey oldu.

Kurucusu ve hakimi oldukları düzeni istedikleri kıvama getirdiklerinden eminken çelmelere takılmaya başladılar. Niyetlerinden vazgeçmiş değiller ama çelmeleyeni de göremiyor, hedefi tanımlayamıyorlar.

Dünyaya ayar veren talimat merkezi olarak kurdukları fitne-fesat zirvesi Dünya Ekonomik Forumu (WEF), neredeyse bir toplantıda yıkıldı. Birden kurum içi hesaplaşmalar başlamıştı ama bu kadar güçlü arkası olan bir kurumun çöküş hızı, anormaldi.

Birleşmiş Milletler ve alt kuruluşları, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası ya da IMF, OECD, Uluslararası Af Örgütü ve Adalet Divanı, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), G8-G20, Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Afrika Birliği (AU), Avrupa Birliği gibi ellerinin uzandığı ve kontrol ettikleri bütün yerel ve küresel kurumlar ile maşa adamları, marifetleriyle ifşa edilmeye, itibarsızlaştırılmaya başladı.

KONTROLSÜZ GÜÇ DENGELENDİ

Kendini devletler üstü bir konuma yerleştiren finans, teknoloji, medya ve sosyal medya devlerinin hızı frenlendi. Seçkinleri yönlendirme konferansları, her gün bir ekrandan çok normalmiş gibi niyet ve planlarını pervasızca dillendirmeleri kesildi.

Kasıtla ürettikleri Kovid-19 virüsüyle dünyayı kapatma cesaretini göstermiş hatta daha öldürücülerini, ortada yokken müjdeleyen adamlar bunlar. Devletleri teknolojiyle boğmaya kalkanlar…

Epstein Davası, İsrail’in şantaj silahı olarak sunuluyor ama bu ifşa, o kadar basit bir amaca indirgenemez. Ötesine geçip, küresel sapkınları hedefleyen ve onları yavaşlatıp susturabilmiş bir elin marifeti olmalıdır.

Delirmiş zenginliğin ve sapkınlığın hızı, bu elin çektiği el freniyle duruldu. Kurulacak ‘yeni dünya’, artık en az yarı yarıya denk güçler kavgasıyla belirlenecek; kontrolsüz güç, kontrol edildi.

DEVLET GİBİ DEVLETLER ÖLMEMİŞ

Bir ihtimal, ‘devlet gibi devlet’ olma vasfını yitirmemiş devletlerin, sessiz ittifakıyla harekete geçildi ve insani koruma kalkanını, bu el açmaya başladı.

Soykırıma, kana ve yıkıma doymayan Yahudi değil de Siyonistlerin İsrail’i, Filistin ve Lübnan’la yetinmedi, İran’da kasabın bıçağını yalıyor. Türkiye’ye kalmadan İran’da eceline tarih biçilebilir.

Delirmiş zenginliğin şirket devleti ABD de Çin’e yetişemeden devlet mazbatasını İran Savaşı’nda teslim edebilir. O kadar aptalca fantezinin ayağının tek yere değdiği yer, bu çöküş olabilir.

İngiltere ve sürüklediği Avrupa da Ukrayna’da battı. Eski dünyanın dümencisiyle yeni çağın gemisi yürümüyormuş.

İnsanın insanlığından kopmuş bunlar.

Ne kadar güzel ki vurmaya kalkıştıkları hedefle kendilerini yıkacaklar.

Geri zekalılığın çitini aşıp nükleer silah kullanmaya kalkmazlarsa ‘yeni dünya’nın insanlığın hayrına kurulması, insanlık tarihinin en kayda değer kırılma ve gelişmesi olarak yazılacaktır sayfalarına.


© Yeni Ankara