menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayati sorumluluklar bizi bekliyor!

26 0
08.04.2026

Hayati sorumluluklar bizi bekliyor!

Yükümlülüklerimizi yerine getirmede yetersiz kalmamızın bir sebebi asıl olanı bırakıp ayrıntılarda oyalanmaktır. Teferruata boğulup maksattan uzaklaşmaktır. 

Zarfa takılı kalıp mazrufu zayi etme zaafımız var. Kalbi, zihni teferruatla meşgul ederken işin ruhunu kaçırıyoruz çoğu zaman. Bu durum sorumluluktan kaçınmanın, kolaycılığı seçmenin bir yolu değil mi? Dahası görevden kurtulma hastalığı diyebilir miyiz?

Kur’an-ı Kerim hayatın içinden verdiği örneklerle bu anlayışı sorguluyor, eleştiriyor. Müminlere ciddiyet çağrısında bulunuyor. Nefs muhasebesine dâvet ediyor.

Ashab-ı Kehf kıssasına baktığımızda şunu görürüz. Zamanın zorbalarına karşı güzel bir kıyam başlatan bir grup delikanlının duruşunu övgü ile bizlere aktarır. Gel gör ki, kimi insanlar bu muhteşem örneklikten ibret almaları gerekirken anlamsız tartışmalara girdiler,

Ashab-ı Kehf’in adanmışlıklarını, samimiyetlerini görmeleri icap ederken sayılarına takıldılar. Allah onları uyardı:

“De ki onların sayılarını Rabbin daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Öyle ise Ashab-ı Kehf hakkında, delillerin açık olması dışında bir münakaşaya girme ve onlar hakkında (ileri geri konuşan) kimselerin hiçbirinden malumat isteme.” (18 Kehf, 22)

İlahi mesajı mecrasından koparıp gereksiz, anlamsız zeminlere çekme uyarısı geliyor.

Bakara Suresine isim olan “Bakara kıssası”na baktığımızda benzeri bir savrulmayı görmekteyiz. Bir inek kesmeleri gereken İsrailoğulları verilen emre itaat etmeleri icap ederken, emri bağlamından çıkarıp gereksiz sorularla işi sulandırma yolunu seçtiler. İneğin cinsini, rengini, yaşını........

© Yeni Akit