Ekonomiyi hislerle değil, rakamlarla konuşalım! Vatandaşın cebine ne yansıyor?
Ekonomiyi hislerle değil, rakamlarla konuşalım! Vatandaşın cebine ne yansıyor?
ONUR YILMAZ
Türkiye’de ekonomi konuşulurken bazı cümleler neredeyse refleks hâline geldi. “Ekonomi bitmiş”, “vatandaşın alım gücü kalmamış”, “kimse artık bir şey alamıyor”... Bu ifadeler o kadar sık tekrar ediliyor ki, zamanla doğruymuş gibi kabul edilmeye başlanıyor. Oysa ekonomi, hislerle değil; üretimle, satışla ve rakamlarla konuşur. Bu noktada karşımıza çıkan tablo, anlatılan karamsar senaryoyla ciddi biçimde çelişiyor.
2025 yılı, Türkiye açısından ihracatta bir defa daha rekorların yılı oldu. Toplam ihracat 273 milyar dolar seviyesini aşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı. Üstelik bu artış tek bir sektöre ya da tek bir pazara bağlı değil. Sanayi, tarım, makine, kimya ve özellikle otomotiv gibi alanlarda geniş tabanlı bir yükseliş söz konusu. Yani mesele bir “şans yılı” değil, süreklilik gösteren bir üretim iradesi.
Bu ihracatın en güçlü taşıyıcısı ise yine otomotiv sektörü oldu. Geçen yıl otomotiv ihracatı 41.5 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Toplam ihracatın yüzde 17’sini tek başına karşılayan sektör, son 20 yılın 19’unda Türkiye’nin ihracat lideri olmayı başardı. Bu tablo, geçici bir dalgalanmayla açıklanabilecek bir başarı değil.
Otomotivdeki bu güç yalnızca ihracatla sınırlı değil. İç pazara bakıldığında da benzer bir canlılık göze çarpıyor. Sıfır araç satışlarında da rekorların konuşulduğu bir yıl oldu. 2025 yılında toplam satışlar 1 milyon 368 bin 400 adede........© Yeni Akit
