menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırım Notları: Bir Ziyaret, Bir Hafıza

17 22
24.12.2025

Kırım Notları: Bir Ziyaret, Bir Hafıza

ALİ OSMAN AYDIN

Geçen hafta bugün özel bir davet nedeniyle Kırım’daydık. Oldum olası Kırım benim için özel bir yerdir.

Tarih kitaplarını birazcık karıştıran biri Türkiye Türkleri ile Kırım Tatarlarının kurdukları ittifakla yüzyıllarca Avrupa siyasetine nasıl yön verdiklerini görecektir. Özellikle 1590’larda Akıncı Ocağı’nın kaybından sonra nereye sefer olsa Kırım Hanları orada Osmanlı Kuvvetleri destekleyen bir askeri güç olarak hazır bulundular.

Bu yüzden “tarihimizdeki en travmatik olaylardan biri nedir” diye sorarsanız, size, “Kırım’ın kaybıdır” derim.

Kırım’ın kaybı, Küçük Kaynarca Antlaşması Türkiye Türkleri üzerinde yüzyıllarca süren bir travma yaratmıştır.

Çünkü Kırım hem soydaş hem de dindaşlarımızın yaşadığı bir memleketti.

Sürgün, Sessizlik ve Bilinmeyen Kırım

Tarihsel öneminin büyüklüğüne karşın Kırım’ın sonradan yaşadıkları, Kırımlı kardeşlerimizin 1944’de maruz kaldıkları sürgün gibi büyük afetler ve şimdiki durumları ülkemizde maalesef yeterince bilinmiyor.

Bu yüzden yola çıkarken büyük bir heyecan içindeydim. Bilmediğim ama merak ettiğim bir dünyaya gidiyordum. Hem de savaşın sürdüğü bir coğrafyaya...

Nitekim Kerç boğazında, araçlarımızın durdurulup, aranmak için araçlardan indirildiğimizde... “Savaş bölgesine girdik” diye geçirdim içimden.

Hayat Bildiğimiz Gibi...

Ama aksine, Kırım’da hayat gayet olağan bir şekilde akıyordu. Trafik sıkışık, caddeler kalabalık, kafeler tıka basa doluydu.

Kırım’a gidişimizin nedeni, “Kırım Tatarları ile Yurtdışındaki Soydaşlarla Münasebetlerinin Geliştirilmesi” konulu uluslararası Yuvarlak Masa Toplantısı’na katılmaktı. Katılımcılar arasında 7 Kırım Tatar Türkü milletvekili, bakanlar, eğitimciler, çeşitli ülkelerden sivil toplum temsilcileri vardı.

Onlarca Yılın Hasreti

Kırım’da camiler ibadethane olmanın yanında milli kimliğin de ayrılmaz bir parçası...

Bu yüzden programın ilk gününde soluğu meşhur Cuma Camiinde aldık. Cuma camii eski adıyla Akmescit’te, yerin şimdiki adı: Simferopol’da.

Cami neden meşhur, söyleyeyim: Yapım için, proje safhasından inşaatına ve minarelerinden ezan okunmasına kadar onlarca yıl bir sürü zorluğun aşılması gerekmiş de ondan...

Yani bu Cami 1987 sonrası anayurtlarına dönen Kırım Tatarlarının onlarca yıllık hasretlerinin bir........

© Yeni Akit