Talat Aydemir’in darbe girişimi ve Doğan Avcıoğlu
Yıldırım Koç yazdı…
www.yildirimkoc.com.tr
Doğan Avcıoğlu, “Kemalist sosyalizm” olarak da tanımlanabilecek Türkiye’ye özgü bağımsızlıkçı, milliyetçi ve demokratik sosyalizm modelini uygulamak amacıyla 20 Aralık 1961 tarihinde Yön’ü yayımlamaya başladı. Ardından, 27 Aralık 1961 tarihinde, Türk-İş yöneticileri ve bazı aydınlarla birlikte Türkiye Çalışanlar Partisi kurma çalışmaları başlatıldı. 18 Aralık 1962 tarihinde de aynı çizgideki Sosyalist Kültür Derneği kuruldu.
Bu günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde iktidarın uygulamalarından yakınmalar vardı. Talat Aydemir anılarında bu durumu şöyle anlatıyordu: “Ordu içinde kurduğumuz Silahlı Kuvvetler Birliği her gün biraz daha güç kazanıyordu. 1961 Haziranının 28. günü toplanarak ‘Silahlı Kuvvetler Birliği’nin kabul ettiği prensipleri Genelkurmay Başkanlığı tarafından bütün silahlı kuvvetlere bir genelge ile duyurduk.” (Talat Aydemir, Ve Talat Aydemir Konuşuyor, May Yay., İstanbul, 1966;101)
Duyurulan prensiplerden biri de şuydu: “Atatürk inkılapları aleyhine hiçbir şekilde taviz verilemez.”
Ancak bu prensiplerin uygulanması için ordunun hiyerarşik yapısı içinde önemli bir adım atılmadı.
Talat Aydemir, önce 22 Şubat 1962 tarihinde bir darbe teşebbüsünde bulundu. Girişim başarısızlıkla sonuçlandı. Talat Aydemir ve bazı arkadaşları emekliye sevk edildi; ancak haklarında dava açılmadı. 20-21 Mayıs 1963 tarihindeki ikinci darbe teşebbüsü de başarısız kaldı. Bu girişimden hemen sonra, Yön’ün 5 Haziran 1963 tarihli sayısıyla birlikte Yön’ün yayımı yasaklandı.
Talat Aydemir ve arkadaşları, Türkiye’de Kemalist Devrim’den sapıldığını düşünüyordu. Amaçları, Kemalist ilkelere geri dönülmesiydi. Ancak programları, Şevket Süreyya Aydemir’in Kadro’su ve Doğan Avcıoğlu’nun Yön’üyle kıyaslandığında, çok yetersizdi. Talat Aydemir ve arkadaşlarının Doğan Avcıoğlu ile bir bağlantıları tespit edilemedi. Ancak, Talat Aydemir anılarında kendisine yöneltilen suçlamalar arasında şunları sayıyordu:
“Türkeşçiler: Hakkımda yaptıkları propagandaları:
27 Mayıs 1960 ihtilali, sivillerle hiç bağlantı kurulmadan, yalnızca askerler arasındaki bir örgütlenmeyle gerçekleştirilmişti. Anlaşıldığı kadarıyla, Talat Aydemir ve arkadaşlarının kafasındaki model de aynıydı. İktidar ele geçirildikten sonra, 27 Mayıs’tan sonra yapıldığı gibi, sorunların çözümü konusunda sivillerden yardım alınabilirdi. Ancak bu süreçte Yön Dergisi’nin subaylar arasında yaygın olarak okunduğu ve bazı subayları etkilediği de doğruydu. Yön’ün 14 ay süreyle kapatılması bu durumun göstergesidir.
Aynen 27 Mayıs ihtilalinde olduğu gibi, Talat Aydemir ve arkadaşlarının kafalarında olgunlaştırılmış kapsamlı bir ekonomik, siyasal ve toplumsal program yoktu. Atatürk’ün yolundan sapılmıştı. Bu yola dönmek gerekiyordu.
Talat Aydemir, anılarında, ağırlıklı olarak Emin Arat ve Bahtiyar Yalta tarafından hazırlanmış olduğunu belirttiği programı şöyle anlatmaktadır:
“Bizler Emin Arat, Bahtiyar Yalta başta olmak üzere doktrin olarak kabul ettiğimiz ‘Kemalizm’i dile ve kaleme getirmeye çalışıyorduk. Bunda da muvaffak olmuş, ortaya selabetli (sağlam, dayanıklı,YK) bir fikir ortaya çıkmış ve bizlere inananlara da kabul ettirmiştik. Bu çalışmalarda en büyük rol Emin Arat – Bahtiyar Yalta’ya aittir.
“Emin Arat’la Bahtiyar Yalta’nın hazırladığı Kemalizm Doktrini şöyleydi:
“KEMALİZM: Ferdi ve toplumu düşünme ve yaşama seviyesine, kendi bünyesine uygun olarak içinde bulunduğu ve geleceğin şartlarına göre, müstakar, demokratik, devrimci ve cumhuriyetçi bir devlet nizamı içinde yükseltmek ve korumak.
“1. Kemalizmin özet ifadesi,
“2. Kemalizm esaslarının açıklanması,
“3. Kemalizm gerekçesi.
“Türkiye İçin Kemalizmin Özet İfadesi:
“Türk Devleti’nin Temel Yasası ve Siyasî İnancı
“TÜRK Milletini bugünün ve geleceğin medeni milletleri seviyesine çıkarmak, devlet kudretini, ülkede huzur emniyeti, halkın refah ve saadetini arttırmak maksadı ile:
“TÜRKİYE Milliyetçiliği’ni şuurlandırmak, laik devlet anlayışını milli birliğe ve medeni gelişmeye uyar tarzda dine saygılı olarak uygulamak.
“Hayata uymayan hayalci, katı ve statik düşünceden ziyade gerçek devrimci bir anlayışa sahip olmak.
“Ferdin ve toplumun hak etme esasına göre varlık ve geçim kaynaklarını düzenlemek.
“Serbest teşebbüsle toplum menfaatlerini bağdaştırarak halkın yapacağını halka ve devletin yapacağını devlete yaptırmak sureti ile istikrarlı, muvazeneli,........© Veryansın TV
