menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye tarihin kıyısında değil, merkezinde...

31 0
02.06.2026

Artık tarihin akışını kenardan izleyen değil, o akışa yön veren bir Türkiye var...

Bu derin ve bir o kadar da net düstur, MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın’a ait. Aslında son yıllarda Türkiye devletinin kurguladığı ve ulaşmaya çalıştığı hedefleri özetleyen en önemli cümlelerden biri de budur.

Önce dış cepheye bakalım...

Yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Bunu uzun zamandır yazıyorum. Türkiye de bu yeni sistem içerisinde kendisine ait olan yeri ve hakkı kararlılıkla almaya çalışıyor ancak bunu yaparken sömürgeci mantığın ürettiği yöntemleri benimsememeye özen gösteriyor.

Burada karşımıza kalkınma ve refah meselesi çıkıyor.

Sıklıkla “coğrafya kaderdir” tespitini konuşuyor ve üzerine düşünüyoruz. Evet, coğrafya kaderdir. Çünkü yaşadığınız coğrafyanın dokusunu, şartlarını ve dayattığı gerçekleri yok sayamazsınız. Ancak coğrafyayı güzel bir talihe dönüştürmek; akla, takip ettiğiniz yola ve insanlığa sunduğunuz teklife bağlıdır.

Bugün Türkiye’nin yapmaya çalıştığı tam olarak da budur.

Irak’ta Kalkınma Yolu Projesi’nin inşasına katkı sunuyor.

Suriye’de yıllardır kanla beslenen denklem yerine barış, istikrar ve kalkınma merkezli yeni bir süreç oluşturmaya çalışıyor.

Filistin’de huzur ve barışı savunuyor. Bu nedenle İsrail’in bölgeyi daha fazla çatışmaya sürükleyen politikalarına karşı çıkıyor.

Coğrafya kaderdir; fakat bu durum yalnızca savaşın, çatışmanın ve kanın aktığı yer olmak zorunda değildir.

Türkiye, kalkınma, adalet ve refah anlatısını somut bir reelpolitik zemine dönüştürmeye çalışıyor. İbrahim Kalın’ın yaklaşık bir yıl önce dile getirdiği söz de aslında Türkiye’nin rotasındaki temel hedefi tarif ediyor.

Bugün karşımızda; Irak, Suriye ve bölgesel kalkınma projeksiyonlarıyla tarihin akışını değiştirmeye çalışan bir........

© Türkiye