Gelecek nesiller ve medeniyet inşamız
Toplumları ayakta tutan değerleridir. Değerleri yok eden tüm eylemler, gelecek nesillere bırakmamız gereken mirasa ihanettir. Yeni dünya sistemi kuruluyor. Bu süreçte dikkat ederseniz, en fazla değerler zarar görüyor. Sürecin doğal yansımaları içinde olanlara diyecek sözüm yok ancak bile isteye değerleri yok eden her türlü eylem, muhakkak ki toplumları ve medeniyetleri yok etmeyi hedeflemektedir. Bakın, Avrupa’nın girdiği girdap bize ders niteliğinde bilgiler sunmaktadır.
İnsanoğluna iyi şeyler veren medeniyet, içinden çöküyor ve bu çöküşün başkalarına da yansıması söz konusu. Aile değerleri, çöküşün veya intibahın en önemli simgesidir.
Yani aile değerleriyle birlikte ya çöküşe sürüklenirsiniz ya da daha nice medeniyetler inşa edersiniz. Batı’nın LGBT üzerine uydurduğu sözde insan hakları anlayışının bile bir mühendislik olduğuna inanıyorum.
Demografik olarak artan insan nüfusu ile sorun yaşayan küresel aklın, insanı hedef seçtiği aşikârdır.
Böylelikle sözde “insan hakları” naraları, aslında insan katliamının bir göstergesidir. Aile olunca değerler sistemi yaşıyor; anne, baba, evlatlar bir sistemin parçalarıdır.
Doğurganlık ile sorunu olanların, aile değerleri üzerine savaş açışının gözle görecek kadar ayyuka çıktığı zaman diliminden geçiyoruz. Dünyada artık gıdaya, suya erişim tüm insanoğlu için eşit bir durum değil.
Yer altı ve yer üstü zenginlikleri için savaşlar başlatan güçlerin esas hedefinin “aile” olması, hepimizin kafasında soru işareti oluşturmalıdır. Gelecek nesillerin düşünce sistemine katkı sağlayamayan, o düşüncelerin hayrı temsil etmesine kapı açamayan hiçbir yapı medeniyet kurgulayamaz.
Bizim tarihimiz, kadim ve onur duyulacak süreçle doludur.
Ama gel gör ki, güç zehirlenmesi; paraya, makama olan hırsın esiri olan her türlü yozlaşmayla da doludur.
İnsan fıtratı… Yapacak bir şey yok.
Herkes kendi nefsi üzerinde zafer kazanma konusunda başarılı olamayabiliyor. Zaten imtihan da bu değil mi?........
© Türkiye
