menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geleneksel LGS tartışmaları

25 0
thursday

Geçen hafta sonu yapılan LGS’nin ardından yine bildiğimiz o tartışmalar başladı. Her sene istisnasız aynı filmi izliyoruz.

Sınav bitiyor ve ülke anında ikiye bölünüyor: Bir taraf soruların aşırı zor olduğundan ve çocukların psikolojisinin bozulduğundan yakınıyor. Diğer taraf ise "Bu sene amma çok birinci çıkmış, sınav hiç ayırt edici değil" diye eleştiriyor.

Bu durum, aslında eğitim sisteminde tam olarak neye kızacağımız konusunda kafamızın çok karışık olduğunu gösteriyor.

Öncelikle LGS bir seçme ve sıralama sınavıdır, ehliyet sınavı değil. Yani amaç, "Bakalım müfredatı kim ne kadar öğrenmiş" deyip barajı geçen herkese belge vermek değil. Amaç, kontenjanı sınırlı olan nitelikli okullara öğrenci yerleştirmek. Hâl böyle olunca, soruların zorluk derecesi tek başına bir anlam ifade etmiyor. Çünkü soru zorsa, herkes için zor.

Üstelik bu işin temel bir kuralı var: Sınav, gerçekten çalışanla çalışmayanı, yetenekli ile ortalamayı ayırabilmeli. Eğer sorular herkesin yapabileceği kadar kolay olursa, üst dilimlerde bir yığılma oluyor. Ve asıl problem işte burada başlıyor. Çünkü soruların kolay olması, akademik olarak üstün başarı gösteren, muhakeme yeteneği yüksek........

© Türkiye