menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Polis

68 0
02.05.2026

Tokat otobüsündeydim. İstanbul’dan Tokat’a yani…10 numaralı koltukta ve koridor tarafında oturuyordum. Yanıma düşen yolcu ise hırpani görünümlü bir gariban, lise çağında bir gençti. Cam kenarındaydı.Akşamüzeri 18.30 civarına Fatih Köprüsünü geçmiştik.

***Yolculuk uzun olunca, yanınıza dünyanın en nefret edilen ismi Netanyahu bile düşse, mecburen tanışıp konuşuyorsunuz.- Tokatlı mısın, diye sordum.- Evet... Annem orada… Bakayım, bulabilirsem onu görmek istiyorum.- Bulabilirsem ne demek? Adresi belli değil mi?Sağ elini boşlukta salladı:- Boş ver, uzun hikâye.***Hayatımda tek bir şeyle övünebilirim. Öğrencilerimin beni çok sevmesi ile...Yanımdaki Cihan da öğrenci olduğu için, onu çözmek zor olmadı.Anne ile baba ayrılınca, daha çocukken âdeta ortada kalmış. Baba başka yere tayin olmuş, anne oğlunu bırakmak istememiş. Bir süre fakirliğe direnmişler, anne geçici işlerde çalışmış ama... Bu ağır hayat, kadını evlenmeye zorlamış.Gerisi bildik hikâye... Çocuk üvey baba ile sık sık........

© Türkiye