menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karakter meselesi

32 0
24.07.2026

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi salı günkü gazetemizin spor sayfasında İspanya’nın başarısını belirtirken “Yetenek tamam ama olmazsa olmaz: KARAKTER” manşeti idi.

Aslında İspanya’nın başarısının gerisinde, 13 yıllık bir emeğin olduğu görülüyordu.

Son dünya şampiyonası hakkındaki konuşmalar, futbolcuların becerileri hepsi vızıltıdır. Asıl olan başarının gerisindeki emeği, gayreti, teri, istikrarı ve karakteri görebilmektir.

Bunu görüp uygulayabilirseniz başarılı olursunuz. Aksi takdirde günlük konuşmalar ve on yıllar içinde görebileceğiniz ara galibiyetlerle oyalanıp durursunuz. Kendinizi kandırırsınız, milleti avutursunuz. Her yıl kurtarıcı gibi adamlar getirir, götürürsünüz.

Bakınız biz 24 yıl sonra bir dünya kupasına katıldık. Aslında bu katılış da önemli bir girişimin çabasıydı. Güven ve itimadın gençleri sisteme entegre etmenin ürünüydü. Montella Türk A Millî Takımı’nı sırtlanmıştı. Disiplin ve gayretliydi. Bunun neticesinde bir dünya şampiyonasının kapısını araladık.

Fakat şampiyonanın öncesinde Montella, futbolcuların ayağını yere değdirebilmek için boş yere uğraştı. Bizim federasyon, basın, sosyal medya ajans kuruluşları daha takım sahaya çıkmadan final oynatıyordu.

Federasyon kafasına göre kamp yerleri ayarladı. Çünkü onlara göre futbolcuların önünde kimse duramazdı. Bizim çocuklar dedik mi iş bitiyordu.

Sonuç hüsran oldu. Dünya şampiyonasına katılan takımların en utancı içerisinde ülkemize döndük. Topuğumuza çıkması beklenemeyen nice ülke takımları elenseler dahi alınlarının akı ile döndüler.

Biz ise perişan… Sonrasında alışıldık koro “Montella niye duruyor” diye bağırmaya başladı. Çünkü bunlar artık çağı geçmiş Fatih Terim’i dahi çoktan parlatmaya başlatmışlardı. Hatta federasyon başkanı bile yapmaya kolları sıvamışlardı.

İşte yeni bir 25 yılı yemenin adıdır bu.

İspanya ise ta 2013 yılında bu başarının ilk adımını atmıştı. O güne kadar genelde alt liglerde çalışmış bulunan Luis de la Fuente, İspanya Futbol Federasyonuna, idman metotlarına kadar gösteren bir plan ve projesini ortaya koyarak görev almıştı.

Görevine U19 takımı antrenörü olarak başladı. Sadece iki yıl sonra 2015’te U19 ile Avrupa şampiyonu oldu. 2019’da bu defa U21 ile Avrupa şampiyonluğu ve Olimpiyat ikinciliğini kazandı. U23 takımıyla da 2020 Tokyo Olimpiyatlarında gümüş madalyayı elde etti.

2022 Katar’daki dünya şampiyonası başarısızlığı üzerine İspanya ünlü antrenör Luis Enrique ile yollarını ayırıp Luis de la Fuente’ye görevi takdim etti.

İspanyol basını sabah akşam bu kararı tenkit etsin. Nereden çıktı bu adam büyük ne başarısı var........

© Türkiye