menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İran mutabakatı ne anlama geliyor?

17 0
16.06.2026

Orta Doğu’nun kanla yazılan tarihi bize bir gerçeği defalarca, en acı şekliyle gösterdi; coğrafyada savaşlar bir gecede, tek bir kıvılcımla başlayabilir; ancak barışlar asla bir gecede, tek bir imzayla kurulamadı.

ABD ile İran arasında varılan ve tüm dünyada yankı uyandıran mutabakat, ilk bakışta yalnızca iki ezelî düşman arasındaki sıcak çatışmanın sona ermesi olarak görülebilir. Oysa meselenin özü çok daha derinlere dayanıyor. Çünkü burada sona eren yalnızca ateş susması değil; aynı zamanda küresel enerji piyasalarını, kırılgan bölgesel dengeleri ve uluslararası diplomasi mimarisini temelinden tehdit eden, dünyayı büyük bir ekonomik buhrana sürükleme potansiyeli taşıyan devasa bir kriz.

Küresel ekonominin şah damarı Hürmüz

Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ulaşıma açılmasıyla birlikte küresel petrol piyasalarının anında rahatlaması, varil fiyatlarındaki ateşin sönmesi kesinlikle tesadüf değil. Dünya petrol ticaretinin beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının çok kritik bir bölümünün geçtiği bu dar su yolu, modern küresel ekonominin şah damarı...

Bu nedenle Hürmüz sularında yaşanan son gerilim, yalnızca Tahran ile Washington’ı değil; sanayi çarklarını döndürmek zorunda olan Asya devletlerinden enflasyon canavarıyla boğuşan Avrupa başkentlerine kadar bütün dünyayı rehin almakta. Dünya ekonomisi, tam da yıkıcı bir resesyonun eşiğindeyken bu mutabakatla âdeta ipten döndü...

Peki gerçekten kalıcı bir barış mı sağlandı, yoksa taraflar yalnızca yeni ve çok daha çetin bir müzakere süreci için silahları geçici olarak mı susturdu?

Zira kameralar önünde mutabakatın açıklanmış olması, maalesef masadaki devasa ve yapısal sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor; nitekim bu diplomatik vitrinin arkasında, İran’ın nükleer programının hâlâ saatli bir bomba gibi masada durduğu bir nükleer kriz, Tahran'ın belini büken yaptırımların hangi takvimle esnetileceğinin belirsizliğini koruduğu bir ekonomik kıskaç, Husiler, Hizbullah ve Irak'taki Şii milisler gibi vekil güçlerin asimetrik yapıları gereği her an tetiklenmeye hazır beklediği bir asimetrik savaş tehtidi, bu mutabakatı kendi........

© Türkiye