menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sahte dostlukların kirli çimentosu: Dedikodu

40 0
17.04.2026

Geçenlerde bir makale okudum. Illinois’daki Knox College’dan psikolog Frank McAndrew şöyle diyor: "Dedikodu, orada olmayan biri hakkında bilgi paylaşmaktır ve çoğu zaman grubu korumak için hayati önem taşır."

Peki, ne zaman "iyi", ne zaman "kötü" olur bu konuşmalar? İşte tam da burada çizgiyi çekmek gerekiyor.

Yüz yüze söylenemeyen ama kulaktan kulağa fısıldanan, ispatlanamamış ama tekrarlandıkça gerçekmiş gibi pazarlanan... Kurbanı yokken savrulan ama kurban döndüğünde kimsenin sahip çıkmadığı o mesajlar o sinyaller... Bunun adı düpedüz korkaklıktır.

McAndrew’un bahsettiği o "uyarı sistemi" doğru çalışmadığında dedikodu, başkasını küçültmeden büyüyemeyenlerin kendi aynalarındaki karanlığın peyda olduğu bir araca dönüşür.

Bazen masum bir zaaf görünümü altında, bazen de "ortak düşmana" karşı bir dargın bir barışık kitlenin, başarılı bir hedef gördüklerinde garip bir şekilde kenetlenme hali belirir. Grup........

© Türkiye