İsrail’in içine düştüğü çukur
İsrail Gazze’de yaptığı soykırımı ve bölgedeki varlığını dinî bir iddiaya dayandırıyor. İsrail’in Siyonist devleti ve İsrail toplumundaki oranları yüzde 80’lere ulaşan Yahudiler işgal altında tuttukları toprakların tarihte kendilerinin yaşadığı ve kutsal kitaplarında onlara Yaratıcı tarafında "vadedilmiş topraklar" olduğuna inanıyor. Irkçı bir bakışla tüm insanlar arasında sadece kendilerinin seçilmiş halk olduğuna inanıyor. Bu teolojik bakışa göre söz konusu alanda varlığı meşru olan tek toplum Yahudi toplumudur. Yahudiler dışındaki herkes yabancıdır, işgalcidir! İşgalciler Müslümanlar kadar Hristiyanları da kapsar. Bu işgalcilerin ellerinden Yahudilere ait olan toprakların alınması Yahudi halkının hakkıdır, hatta görevidir. Bu amaçla her yol ve yöntem kullanılabilir!..
İsrail zaman zaman şu sıralarda Hristiyan dünya ile ittifak içinde olduğu düşüncesiyle işgal ettiği topraklarda “verdiği mücadelenin” aynı zamanda uygarlığı koruma mücadelesi olduğunu öne sürüyor. Buna göre, İsrail Batı uygarlığını temsil ediyor ve onun adına savaşıyor. Karşısındakiler ise barbar ve uygarlık düşmanı. Bu yüzden, onların varlıklarının tasfiye edilmesi uygarlığın korunması anlamına geliyor.
Ne kadar kuvvetle inanılıyor olursa olsun bütün bu yaklaşımlar yanlış. Bir defa İsrail’in kutsal kitabının ne vadettiği sadece ona........
