menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülben Ergen ve benzerlerinin anlamadığı!..

69 154
20.02.2026

Gülben Ergen bir sosyal medya paylaşımında Afganistan İslam Emîrliği’ne eleştiri yöneltmiş ve cumhuriyetin ve M. Kemal’in Türkiye’ye özgürlük getirdiği yönünde bir görüş belirtmiş. Bu bakışta ciddi bir kavram karışıklığı var; bağımsızlık ile özgürlük aynı şey değildir. Bir ülkenin bağımsız olması, başka bir devletin egemenliği altında bulunmaması anlamına gelir. Ancak, bağımsızlık, bireylerin temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu, siyasal iktidarın sınırlandırıldığı ve sivil ve siyasi çoğulculuğun korunduğu özgürlükçü bir düzenin varlığını garanti etmez.

Özgürlükçü bir yönetimin asgari özellikleri bellidir: Serbest ve adil seçimler; iktidarın barışçıl biçimde el değiştirebilmesi; doğal haklar; ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğü gibi sivil hak ve hürriyetler; hukuk önünde eşitlik; azınlık haklarının korunması; yürütmenin yargı tarafından denetlenebilmesi ve en önemlisi, devlet gücünün sınırlandırılması ve sivil hayata keyfî müdahalelerden uzak durması. Özgürlükçü bir sisteminin emaresi bireyin devlet gücü karşısında güvence altında olmasıdır.

Türkiye’nin tek parti dönemine bu ölçütlerle bakıldığında, bağımsız bir devlet yapısının varlığına rağmen özgürlükçü bir düzenin mevcut olmadığı görülür. O dönemde siyasal çoğulculuk fiilen ortadan kaldırılmış, iktidar, tek elde toplanmıştır. İfade özgürlüğü ciddi biçimde sınırlandırılmış, devlet ideolojisine aykırı görüşler bastırılmıştır. Bu yönüyle sorun, devletin “seküler” ya da “dinî” referanslara dayanması........

© Türkiye