Türkiye’de Uyuşturucu Operasyonları: Hukuk mu İşliyor, Siyasi Tasfiye mi?
Türkiye’de son günlerde yürütülen uyuşturucu operasyonları, artık yalnızca adli bir mücadele olarak değil, siyasi bir seçiciliğin vitrini olarak tartışılmaktadır. Operasyonların hedef aldığı isimler incelendiğinde, ortaya çıkan tablo tesadüflerle açıklanamayacak kadar nettir: İktidara mesafeli, eleştirel ya da artık destek vermediği bilinen kişiler birer birer gözaltına alınırken, iktidar çevresine dokunan neredeyse hiçbir dosya derinleştirilmemektedir.
Bu durum, “hukukun üstünlüğü” değil, üstünlerin hukuku tartışmasını kaçınılmaz kılmaktadır.
Uyuşturucuyla Mücadele mi, Muhaliflerle Mücadele mi?
Eğer gerçekten kapsamlı ve samimi bir uyuşturucuyla mücadele yürütülüyorsa, bu mücadelenin toplumun her kesimine eşit şekilde uzanması gerekir. Ancak kamuoyuna yansıyan operasyonlara bakıldığında, iktidara yakınlığıyla bilinen hiçbir “ünlü”, iş insanı ya da siyasal figürün bu süreçlerin parçası olmadığı dikkat çekmektedir.
Bu noktada soru basittir ama rahatsız edicidir:
Türkiye’de uyuşturucu yalnızca muhalif çevrelerde mi kullanılmaktadır, yoksa bazı çevreler hukukun radarının tamamen dışında mı bırakılmaktadır?
ABD’de Beyaz Saray’a Sunulduğu İddia Edilen Dosyalar ve Cevapsız Sorular
Tartışmayı asıl derinleştiren mesele ise, yalnızca Türkiye içindeki operasyonlar değil; uluslararası platformlara........
